“Ebediyen kapanmış bu gözleri kağıda geçirmek, kendim için saklamak istiyordum. Bu dürtüye karşı koyamadım, elimde değildi, bu tasarıyı gerçekleştirmemek olmazdı, hele insan bir ölüyle kapalı kalmışsa...”
"Kör Baykuş", şu an da okuduğunuz hiçbir şeye benzemeyen kafa karıştırıcı bir romandır.
Gerçeküstü, rüya gibi, umutsuz, misantropik ve acı verici. Okurken gerçekten "acı çekmiyorsunuz" ama sizi terk etmesi zaman alan garip görüntüler ve izlenimlerin yaşandığı yabancı bir dünya içindesiniz. Olayın gerçek mi kurgu mu olduğu düşüncesiyle baş başa kalıyorsunuz. Romanın kahramanı, yaşadıkları boyunca, ölümün eşiğinde bile bütün bu zihinsel karmaşasına rağmen kendisine ulaşmaya, anlamaya çalışır. Dış yaşama olan güvensizliğini ve kızgınlığını “ayak takımı” ve “aşağılık adamlar” kelimeleriyle ifade eder.
Mutluluğu açıkça bilmeyen hasta, depresif bir adam, eski zamanlarda, İran'da, Rhages şehrinde, odasında yalnız yaşar. Kalemdan figürleri yapmakta, figürde yaptığı bir kızın gözlerine aşk beslemektedir. Figürlerdeki kızı gerçek yaşamında arar.
Afyon rüyalar.
Ne insan ruhu! Aynı zamanda çok güçlü ve çok kırılgan. Bu hikayecinin ruhunu hangi şeytanlar ele geçirdi? Diye düşündürür. Yaşam ve ölüm arasında sürekli gezinen başıboş düşünceler. Anlatılması zor olduğu kadar okuyarak anlaması da bir o kadar zaman alan bir roman. O yüzden bu farklı anlatımı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Kör BaykuşSadık HidayetBilinmeyen Şiir
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Hikayeler sona eriyor, eksiklikler çoğalıyor, devamsızlık gerçek şimdi, cesaretsizlik mevcut, planlar kırılmış, görüşler kaçırılmış, gülümsemeler sessizliğe indirgeniyor ve acı içinde kalanlar da ayrılıyor, elveda diyenlerin hissetmediğini düşünmek bir yanılsama, evet, çok daha fazla veda ediyorlar, çok kötü, ama bu son değil, her zaman diğer kalplerde tekrar başlayabilir ve çok mutlu olabilirler. Bunu kabul etmenin zamanı gelmedi mi?
Bilinmeyen Şiir
“Bir hükümet vardır herhalde, dedi ilk kör, Sanmıyorum, eğer varsa da, körleri yöneteceğini ileri süren körlerden oluşmuş bir hükümet olacaktır, yani hiçliği örgütlü kılmak isteyen bir hiçlik.”