yunan tragedyalarıyla yakından ilgilenen ve bahsi geçen referansların çoğunu anlayan biri olarak kitaptan çok beklentiliydim. hatta sonu da tatmin edebilirse muhtemelen bu yılın en iyi kitabı olacağını düşünüyordum ama bu yazar sessiz hastada da yaptığı gibi beni şaşırtmadı ve müthiş potansiyeli olan bir kurguyu rezalet bir son ile mahvetti.
şunu açıkça görüyorum ki bu yazar yeteneksiz. kitap boyunca kurguyu çok beğensem de karakterlerin sunulmasını ve yazarın yalın dilini sevemedim. güzel bir yere bağlanırsa bunu telafi edeceğini düşündüm ama dediğim gibi, bu kadar güzel bir konuyu eleusian ve dionysian kültlerine bağlayarak, kitapta bahsi sıkça geçen euripides eserleri ile birleştirerek bitirmek mümkünken sırf şaşırtmak için saçmalamış ve böyle klişe bir sonu uygun görmüş.
kitap boyunca, yazarın kişisel hayatını kurgudan uzak tutamaması da beni delirtti açıkçası. edebiyat mezunu bir adam, yunan ve ingiliz bir ailede büyümüş ve londrada yaşıyor. bilin bakalım baş karakter nasıl biri ajalfkwldwlskd demek ki sen yaratıcılıktan uzak ve sürekli kendini tekrarlayan birisin
tamam şaşırtmak istiyorsun ama bir mantık çerçevesinde yapmalısın bunu. örnek aldığı tüm o klasik eserleri, özellikle de poetikayı tekrar okumasını ve bir kitabın nasıl bitmesi gerektiği hakkında daha çok bilgi edinmesi gerektiğini düşünüyorum.
ayrıca değinmeden geçemeyeceğim kitabın çevirisi de çok kötü. yazarın tarzına bence sadık kalınmış ama birkaç bariz hatalı çeviri vardı, sanki kitabı okumadan ve olay akışını takip etmeden çevrilmiş gibi hissettirdi.
3/5. güzel bitseydi 4/5 hatta belki de 4,5/5 derdim. çok sinirliyim.