"Aslında akılların karşılaşması, çarpışması olarak tartışma çoğu zaman karşılıklı yarar sağlar; kendi
düşüncelerimizi düzeltmeye, yeni görüşler üretmeye olanak verir. Ama bunun için, tartışmacıların bilgi ve zihin gücü bakımından birbirine oldukça yakın düzeyde bulunması gereklidir. Birinin bilgisi eksikse, her şeyi anlayamaz, au niveau [seviyeli] değildir. Zihin gücü yetersizse, bunun getirdiği kızgınlık onu sahtekarlığa, hilekarlığa [veya] kabalığa sürükleyecektir."
"İlk karşına çıkanla tartışma; yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu düşündüğün ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış. Demek ki yüz kişi içinde tartışmaya layık bir kişi bile zor çıkar. Geri kalanı ise bırakın ne isterlerse onu konuşsunlar, çünkü desipere est juris gentium [budalalık insan hakkıdır ]; (Aristoteles)"
“Aşk nedir?
Bana göre aşkı güzel bir nesnenin üzerimizde bıraktığı etkiden başka bir şey olarak düşünemeyiz.
Sonunda bu nesneye sahip olursak mutlu oluruz. Yok eğer ona ulaşmak imkânsızsa, perişan oluruz; ancak bu hissin temelinde yatan şey nedir? Arzudur.”
"Kadınlar tek erkek için yaratılmamıştır. Doğa onları tüm erkekler için yaratmıştır. Yalnızca bu kutsal sesi dinleyerek kendilerini kim isterse hiç ayrım yapmadan ona teslim etsinler. Daima fahişe olun, asla aşık degil, aşktan kaçan, zevke tapan kadınlar, yaşam basamaklarında güllerle karşılanır..."
"Yoksulları sadaka almaya alıştırmak enerjilerinin boşa gitmesine sebep olur; senin yardımlarını bekledikçe çalışmayı bırakır ve sadaka bulamağında da hırsız veya katil olurlar."