Kadir Kemal

Tanrı, yasaları bir hükümdar gibi mi buyurur yoksa sonsuz gerçekler olarak mı öğretir?
Reklam
İnsanlar yaradılışlarına göre ne idiyseler o olurlar; ama eylemleriyle mutluluğa ya da tersine ulaşırlar.
Felsefe
Soluk alabiliyor, yiyebiliyor, içebiliyor, uyuyabiliyordum. Bunları yapmamak zaten elimde değildi, ama yaşamıyordum.
Kerem Bakıcı / Toprakta Büyür mü İnsan?
Puan vermedi
Genç ve entelektüel bir yazar, üstelik öğretmen. Kerem Bakıcı’nın akıcı ve coşkun kaleminden ilk kitabı olan ‘’Toprakta Büyür mü İnsan?’’ ile tanışmış bulunmaktayız. Öncelikle kitap coşkulu ve sade bir dil içermektedir. Sade dil kavramının edebiyattan uzaklaşmak olduğu zannedilmesin zira yazar oldukça geniş bir kelime haznesine sahip olduğunu ve komplike cümlelerinde ki akışın güzelliğini okuyucuya rahat bir şekilde hissettirecektir. Kitap birbirinden farklı çeşitli konuları içeren öykülerden oluşmaktadır. Bu öyküler okuyucuyu kâh heyecanlandırmakta kâh germektedir. Tabii ki bu hisler okuyanlar için birer mutluluktur. Evvela genç yazarımız da bu unsurları oldukça başarılı bir şekilde kalemine aktardığı için kitapseverler bu unsurlardan mahrum kalmayacaklardır. Kerem Bakıcı’nın kaleme aldığı çiçeği henüz burnunda olan eseri ‘’Toprakta Büyür mü İnsan?’’ kitabını bizler oldukça başarılı ve özgün bulduk. Toplam 80 sayfaya sahip olan küçük fakat dolu olarak nitelendirmekten çekinmeyeceğim eseri tek bir solukta okumak isteyenler için oldukça başarılı ve makul bir eser olarak tanıtabilirim. Genç yazarımıza Edebiyat Camiasında şimdiden başarılar dileriz. Keyifli Okumalar.
Edebiyat
Toprakta Büyür mü İnsan?Kerem Bakıcı · Yapı Kredi Yayınları · 2021229 okunma
Ezgi Polat / Hiçbir Yerin Ortasında
Puan vermedi
Ezgi Polat, edebiyatımızın başarılı öykücü yazarı. Can Yayınları’nın ‘çağdaş’ serisinin yeni ve merakla beklenen yeni eseri. Yazarın dil ve üslubu birçok yazara nazaran derin ve ıssız sayılabilecek türdendir. Öykülerinde akış hikayesinin ve okuyucuya verdiği heyecanın yanı sıra kullandığı cümlelerde ki derin anlamlar okuyucuyu düşünmeye mecbur bırakmaktadır. Kuşkusuz bir öykü kitabının derin ve ıssız cümleler içermesi çok alışılagelmiş durumlardan değildir. Fakat Ezgi Polat bunu oldukça başarılı bir şekilde edebiyatına aktarmış ve kendi kitlesini de bu minvalde oluşturmuştur. Yani, diğer öykücülerden kendisini ayıran husus her ne kadar kurguları ve öyküleri olsa da bilhassa kullandığı dilin ruhudur. Behemehal bu dil unsurunu, bu dilin ruhunu söz konusu olan kitabımız ‘Hiçbir Yerin Ortasında’ da görmekteyiz. Kurgusal anlamda ve tema bağlamında birbirine çok bağlı olmaksızın yazılan öyküler belli bir noktada kişiyi bir düşünceye odaklamaktadır. Yazarın amacının da bu olduğu aşikardır. Eserin temasında bir coşku unsuru aranmamalıdır fakat benim ‘’pesimistik bir ıssız kalem’’ olarak adlandırdığım özgün yazarımız kitabında ifademden de anlaşılacağı üzere karamsar bir üslup kullanmıştır. Bu üslup, kişiye belirli anlamlarda yola çıkması için gereklilik arz etmektedir. Zira işlenmek istenen ve verilmek istenen ana tema coşkulu bir dile paralel olmamaktadır. ‘Hiçbir Yerin Ortasında’ toplam altı adet öyküden oluşmaktadır. Bu öykülerde dolaylı olarak verilmek istenen temalara ve duygulara değinmenin doğru olacağını düşünmüyorum. Şüphesiz bu duygular okuyucuların karakterine göre mutlaka değişecektir. Lakin açıkça görebildiğimiz bir tema var ise; kişinin hayata karşı bakış açısıdır. Bu bakış açısı da gerek kişinin anlam arayışında gerekse hayatında ki duygusal
Edebiyat
Hiçbir Yerin OrtasındaEzgi Polat · Can Yayınları · 2019129 okunma
Reklam