Fransız yazar Michel Butor edebiyatta bir kriz saptar. Butor'a göre edebiyat artık yeni bir dil oluşturma yetisine sahip değildir: "Son on ya da yirmi yıldır edebiyatta hiçbir şey olmuyor. Çok sayıda yeni yayın var ama ruhsal bir duraklama söz konusu. Bunun nedeni iletişimin krizidir. Yeni iletişim araçları hayranlık uyandırıcı ama dehşetli bir gürültü çıkarıyorlar. İletişim gürültüsü aynının cehennemini sürdürür. Tamamen farklı, eşsiz ya da hiç görülmemiş bir şeyin olmasını engeller. Aynının cehennemi palyatif bir rahatlık alanıdır. Acı buradan dışarı atılmıştır çünkü iletişimin hızlanan dolaşımını rahatsız eder. İletişim, aynının aynıyla karşılaştığı yerde en yüksek hıza ulaşır. "Like /beğendim" iletişimi hızlandım. Acıysa ona karşı durur. Sesini kesme eğilimi vardır ama bu eğilim tamamen farklı bir şeyin gerçekleşmesine izin verir. Bugün artık acıya maruz kalmak istemiyoruz. Halbuki acı yeninin, tamamen farklı olanın ebesidir. Acının negatifliği aynıyı kesintiye uğratır. Aynının cehennemi olan palyatif toplumda acının dili, acının poetiği mümkün değildir. Bu toplumda yalnızca hoşnutluğun nesrine, yani gün ışığında yazmaya yer vardır.