kkitablog

kkitablog
@kkitablog
“Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır. Bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır.” Yaşar KML
Her zaman bildiğimiz en kötü, aslında en kötü olan değilmiş…
Puan vermedi·210 syf.··
2024 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 23:16
Herkese selam, bugün Yu Hua’nın “Yaşamak”ı hakkında bi kaç cümlem var. Uzun süreden beri okumayı çok istediğim kitaplardandı, kısmet bugüneymiş. Herhalde bugüne kadar okuyup da ara ara okumayı bırakıp devam ettiğim nadir kitaplardan. Neden mi okumayı bırakıyordum ve beş on dk sonra yine dalıyordum? Böyle bi acı anlatımı yok, yaşanılan her acının, yokluğun anlatımı beni çok etkiledi. Hem içimi yaktı hem de kendine bağladı. Fugui’nin hikayesini okuyacaksınız. Hayatınızda her şeye sahip olduğunuzu, istediğiniz her şeyi yapabiliyor olduğunuzu düşünün ve bi anda bütün her şeyi kaybettiğinizi düşünün. Ne yapardınız, hayata bakışınız nasıl olurdu? İşte burda devreye girer Fugui’nin kelimeleri anlatır ve yaşatır bize acılara , ölümlere , yokluklara rağmen sevgiyi, sabrı, yaşadığı şartlara yokluğa katlanmayı, kanaat etmeyi. Her zaman bildiğimiz en kötü, aslında en kötü olan değilmiş dedirtti bir yandan… Hala anlatırken aklıma okuduğum zamanki duygu yoğunluğu geliyor ve beni tekrar etkiliyor. Sonra umutsuzluğa kapıldığımda veya en kötü olanı yaşadığımı düşündüğümde Fugui’nin şu sözlerini tekrarlamam gerektiğini fark ettim: “Yaşamaya devam etmek zorundasın!” Kitabın bir başka sayfasında da şöyle der: “Umudumuzu yitirirsek nasıl yaşardık?” Kesinlikle okunmalı dediğim bir kitap bu. Keyifli okumalar diliyorum, kitapla kalın. kkitablog Yaşamak Yu Hua
Hayat ve İnsan
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Geçmişin İzlerinden Kendini Bulanlara…
Puan vermedi
Selamlar; kkitablog’un değerli kitapsever takipçileri. Polisiye dalında başarılı bir yazar olan Jean Christophe Grangenin okuduğum 3. kitabı oluyor: “LEYLEKLERİN UÇUŞU” Kitabı okurken öncelikle şunu belirtmek istiyorum; şunu bir kez daha farkettim ki polisiye kitaplar kurgudur ve okursan bi katkısı olmaz sana diyen arkadaşlara denk geldim daha önce , kendi fikrimce ben bu düşünceye katılmıyorum. Çünkü kitabı okurken nedense geçilen her mekan ve bilinmeyen bi sürü kelimeyle denk geldim ve bunları araştırırken konu konuyu açar durumunu çokça yaşadım. Bundan dolayı bana katkıları gayet de güzel oldu. Konusu o kadar ki içine çekip sürüklüyor ki insan elden bırakmak istemiyor , ben her ne kadar uzun bi süre zarfına yayıp bitirdiysem de… Grange bu defa da Orta Afrika ve Afrika’ da bulunan dünyanın en değerli taşı olan elmas üzerinden bi kurgu yaratmış ve konu dallanıp budaklanır bambaşka yerlere gelir. Bir kuş bilimci olarak anlatılan Max Böhm’ün cesedinin evinin bahçesinde leylekler için yaptığı koca yuvada bulunmasıyla başlar. Kitabın ilerleyen sayfalarında beni etkileyen kısmı “kalp hırsızı” doktorun bir oğlunu yaşatabilmek için bir diğer oğlunu feda etmeye çalışması ki bu gerçekleşmeyince bir canavar olan doktorun dünyanın her yerinde yardım amaçlı bir örgüt kurup arka planında HLA gen testi ile oğluna uyuşan bir kalbi arar ve aralıklarla hasta oğluna nakleder. Max Böhm’ün görevlendirdiği Louis İsviçre,den Afrika’ya uzanan bir yolculuk yapar. Bu yolculukta Balkanlar’a, Türkiye’ye ve ordan İsrail’ uğrar. Israil’de bulunduğu vakit, günümüzde tekrardan alevlenen İsrail-Filistin olaylarına denk gelmişti okumam ve daha bi merakla okurken ve İsrai’in kuruluşunda önemli etkisi olan Kibutz sistemine denk geldim. Kibutz; İsrail'de geleneksel olarak tarıma dayalı tüm
Polisiye
Leyleklerin UçuşuJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 202412,4bin okunma
Hayatı korkarak yaşayanların, kendilerini gerçekleştiremeyenlerin hikayesi…
Puan vermedi·263 syf.··
2023 7. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2023 11:01
Herkese merhabalar, keyifli okumalar, yeni bir inceleme ile sizlere yazabildiğim kadarıyla yazmaya çalışacam. Karlı bir kış günü rayların üzerinde akan bir trenin yolda olmasıyla başlar romanımız. Romanımız bir kaç karakterin diliyle diğer karakterler ,yaşananlar, aileler, ailelerin sebeb oldukları ve sonuçları anlatılır. Olay örgüsünün etrafında döndüğü, ortak karakterimiz Kapak Kızı’mız ,ailesi ve sonuçları . Biri küçükken Kapak Kızı’nı ilk aşkı olarak gören , hem de kuzeni olan bir banka teftiş memuru, diğeri hem akrabası hem de küçükken arkadaşı olan radyoda çalışan kızımız. Bu iki karakterin kesişmesiyle anlatılır. Teftiş memurumuz Ersin mesleği gereği şehirden şehre gider gelir, orada kalır kısa süreliğine. Ve küçül şehirlerle bir alıp veremediği vardır. Gittiği şehirlerin monotonluğundan sitemkardır ve bu meslekte bunu uzun süre yaşamaktan da korkar. Bir yerde durumu şöyle anlatılır: “Ama zaman şehirlerin dokularını törpülemiş, yeni ve parlak bir hayat beklentisi bütün özelliklerini silmişti. Artık küçük şehirlerin dışarıdan gelenlerin genzini yakan lezzetlerinden, kendilerine has havalarından, mütevazi düzenlerinden eser yoktu. Her biri gerçekte olmayan bir büyümeyi taklit ediyor, giderek aynılaşıyor, hepsi hızla birbirine benziyordu.”( syf 106) “Her gün yarına ilişkin ümitleri azalıyor , her turnenin ardından kendinden bir parçayı kaybettiğini hissediyordu.” (Syf 27) “Gittiği her şehirde etkileyici bir yabancılık bulacağını zannederken, kendisinin de istemeden dahil olduğu bir sıradanlık, neredeyse aynılık bulmuştu. Sanki bilmediği bir şehrin sakinleriyle değil, ailesinin alt seviyedeki uzak akrabalarıyla tanışıyor, onlara tahammül ediyordu.” (syf 129) Ve bu kaygıdan kurtulmak ister, her dönüşünde bu mesleği bırakacağını kendine söyler . Ama bunu
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
İÇİMİZDEN BİRİ: OBLOMOV
Puan vermedi·622 syf.··
2023 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2023 01:47
·
Selamlar; bir kitap incelemesinde yine beraberiz. İVAN GONÇAROV; bu eseri 1 ayda yazmıştır. O dönemle ilgili şöyle demiştir: ‘Ama unutmayın ki bu eseri yıllarca kafamda taşıdım ve onu ancak kağıda geçirmek kalmıştı.’ Yazar bu eseri kendi ülkesinin o dönemki kültürüne ve yaşam tarzına eleştiri niyetiyle yazmıştır. Doğu ve batıyı karşılaştırarak karakterler üzerinden bize göstermiştir. Yazar öncelikle 1849’da bir dergide ‘ OBLOMOV’UN RÜYASI ’ adlı bir öykü yayınladı. Bu öyküde Oblomovka adlı bir yeri anlatır. Yazar sonraki yıllarda eseri genişletip 1857’de ‘ OBLOMOV ’ eserinde ‘ OBLOMOV’UN RÜYASI ’ nı eserin bir parçası olarak anlatır. Eser yayınlandığı dönem Rusya’da baya bir etki yaratmıştır. Kitabı hemen herkes okumuş,çoğu tarafından tartışılmış. O dönem kapitalizm yavaş yavaş Rusya’ya girmişti. İnsanların yaşam tarzı, kültürü ve çoğu şeyde dönüşüme uğramaya başladı. İşte eser tam olarak bunlara bir karşılık, bir uyarı, bunu durdurmak için , halkı uyandırmak için yazıldı. Ve OBLOMOVLUK böyle ortaya çıktı. Daha sonraları Rusya’da dönüşüm ne kadar olursa olsun, üstünden OBLOMOVLUK’U tamamıyla atamadı. Zaten bu konuda Lenin’in güzel bir sözü vardır: “Rusya üç devrim geçirdi, ama yine de Oblomovlar kaldı; çünkü Oblomovlar yalnız derebeyler, köylüler, aydınlar arasında değil, işçiler, komünistler arasında da vardır. Toplantılarda komisyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, eski Oblomov’un içimizde olduğunu görürsünüz. Onu adam etmek için daha çok zaman, yıkamak, temizlemek, sarsmak, dövmek gerekecektir.” Gelgelelim… Oblomov kimsin sen? İçimizden biridir dedim. Bunu şunun için dedim: Bazen hepimiz bir sürü hayaller kurar, bir şeyleri gerçekleştirmek isteriz. Kafamızda planlar yapar, yollar çizer, evirir çeviririz. Ve bunları yapmak için bir tek başlamak kalır. Ama o
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
ZAMANI MI DURDURMALI, ZAMAN DENİZİNİN İÇİNDE Mİ AKMALI!
Puan vermedi·328 syf.··
2023 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2023 00:00
Herkese merhaba.Bir başka kitap incelemesinde buluştuk yine. Evet keşke zamanı durdurabilseydik ve yaşanan felaketteki canları, felaketi yaşamadan önce önlemleri alıp kurtarabilseydik. Hepimizin ya ailesi ya arkadaşları ya dostları vardı kaybettiğimiz canlardan. Üzgünüz. Acımız büyük. Rabbim rahmet eylesin giden canlarımıza ve sabır versin kalanlarımıza diyerek başlamak istedim. Uzun yaşamayı istiyor musunuz? 100 yıl? 300 yıl? Uzun bir hayat yaşarken sevdiğiniz herkesin ölümüne şahit olmak ister misiniz? Öncelikle yazarın okuduğum ilk kitabı. Dili akıcı, anlaşılır ve keyifliyfi. Kapatın gözlerinizi ve şöyle bi düşünün: Hastasınız. Ve bu hastalığın yaşlanmanız üzerindeki etkisini düşünün. YAVAŞ YAVAŞ yaşlanıyorsunuz. Etrafınızdakiler büyüyüp yaş alıp gittikçe siz yerinizde sayıyorsunuz. İşte kahramanımız da tam olarak böyle. ANAGERİA hastalığına sahip. 1600’lü yıllardan 21. Yy’a uzanan bir serüven. Bu hastalığa sahip insanları bir arada tutmaya ve yardımcı olmaya çalışan bir cemiyet:ALBATROS. Ve sizden istediği,uymanız gereken kuralları var. 8 yılda bir kimlik ve yer değişikliği, üyelerin diğer insanlar tarafından dikkat çekilmemesini sağlamak. asla aşık olmamak ve onlarla aynı kaderi taşıyan kişilerle denk gelirlerse cemiyete kazandırmak. Kahramanımız Fransa’da din savaşlarından kaçıp İngiltere’ye yerleşmiş bir ailenin çocuğu. Kahramanımızın yaşlanmadığı ortaya çıkınca annesinin cadı olduğu ve oğluna büyü yaptığını düşünüp cadı avcıları tarafından boğularak öldürülüyor anne. Kahramanımız kaçar, Londra’da hayatının aşkı olacak kadınla karşılaşır. Ve bu dönemde WIILIAM SHAKESPEARE ile de tanışır. Gel zaman git zaman bir çocukları olur. Kadını ve kızı büyüdükçe o aynı kalmaktadır. Ve tekrar annesinin katline sebeb olan cadı avcısıyla karşılaşır ve tekrar yollar ve
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma