İster inan, ister inanma! Bizim dümbüklük birinciye, geçim durumu zorlaması dümbüklük olmadığından, keyif dümbüklüğüdür, kökü pislikte olma dümbüklüğüdür, açıkçası, yatkınlık dümbüklüğüdür! Yahu, bizde, böyle yaman bir yatkınlık varmış da biz şimdiye dek. .. Vah başıma! "Kara kaplı kitaplarla neden boğuştun bunca zaman bre kodoş?" desene... Evet geçim durumu zorlaması olsa canım yanmaz! "Ulan teres!" demeli! Sen bankadaki paranın hesabını bilir misin? Hayır bilmezsin! Arsaların sayısını bilir misin? Hayır bilmezsin! Ülserli bir dürzü olup sabahtan akşama kadar iki kuruşluk yavan gevrek kemirirsin! Onurlu insana mahsus bütün yemeklere perhizsin! Göbekli olduğundan bir urbayı beş yıl giysen kimse fark etmez! Yarına çıkacağına elinde senedin de yok! Peki, nedir öyleyse? Bir herif dümbüklüğe sıvandı mı, evet, birinciye cibilliyeti boklu olduğundan sıvanmıştır. ikinciye, dede sürmesi zanaatı olduğundan sıvanmıştır.
-Halt ettin şimdi ... Babayı, dedeyi karıştırma edepsiz... Konuşacaksan kendini konuş!
- Kendimi! Başüstüne! Evet, bu dümbüklük üçüncüye: Devrim çağımızın iş alemi zorlamasıdır ki, meslektaşlar arasında rezil olmayayım dersen, yapışacağın en sağlam halkadır.
Adam seçmekte ustalık göstermedi diyemeyiz. Her yerde, hepsi ezberlemişler gibi, hep aynı sözleri söylediler. Bu sözler adamına göre değişiyordu. Vergileri kaldıracağız, dediler. Şekeri beş kuruşa yedireceğiz. Tütünü kırk paraya içireceğiz, dediler. Din elden gidiyor, denildi. Kulaktan kulağa en namuslu insanlara kara sürülmek istendi. Filanca hırsız, filanca oğlancı, filanca ırz düşmanı. Filanca kodoş diyerek en edepsizce yalanlar uyduruldu.
Bazı argo kelimelerde ise k-g değişikliğinin zıt yönündeki bir ses değişikliği ortaya çıkmış, ön sesteki tonlu ünsüzün yerine, onun tonsuz karşılığı geçerek g-k biçimindeki bir ses değişikliği gerçekleşmiştir. Örnekler: godoş-kodoş (< Erm. godoş); gonca-konca (< F. ğonçe); gotik-kotik; gubar-kubar (< A. ğubâr).