Puan vermedi·728 syf.··
2026 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:43
Eski fetvalar kitabına göre güncellenmiş güzel sorular gelmiş hala eksik sorular var.Günümüzdeki yanlis algıları duzeltme yönünde daha fazla biseyler yazılabilirdi .Sadece ibadetler üzerine değil de İnanç üzerinde daha fazla durulabilirdi. Bazı cevaplar gereksiz uzun tutulmuş sanırım internet ortamında arasitrinca konuya genel hakimiyet olsun diye her soruda ayni bilgileri defalarca vermisler .Bu durum kitabi baştan sona okurken biraz sıktı. Dini bilgilere genel hakimiyet klasik veya ibadet açısından ayrıntı soruların cevaplarına hakim olmak için bulundurulabilir.
FetvalarKolektif · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2025182 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 22:43
Yazarın daha önce okuduğum kitaplarına kıyasla bu kitabı okurken biraz sıkıldım bunun sebebi de bana göre Kitap ana karakter ağzından değil onu tanıyan insanların ağzından anlatılıyor buda sürekli ilgi noktasını değiştiriyor bu durumda bir süre sonra sıkıyor. Ayrıca ilahi dişil enerji, cadılık, şamanizm, tasavvuf, dansla transa geçme ve din felsefesi gibi çok fazla soyut konuya anlatılıyor bu tarz mistik sorgulamaların içinde değilseniz olay örgüsü sürekli vaaz veren veya felsefe yapan bir metne dönüşüyor.
Portobello CadısıPaulo Coelho · Can Yayınları · 20085,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·440 syf.··
2026 57. kitabı
Sümer uygarlığını yalnızca arkeolojik bir geçmiş olarak değil, insan düşünce tarihinin başlangıç noktalarından biri olarak ele alır. Metinlerdeki yasalar, mitler ve günlük kayıtlar; yazının icadıyla birlikte insan zihninin soyuttan somuta nasıl geçtiğini açık biçimde gösterir. Sümerler’de dikkat çeken unsur, yalnızca “ilkler” listesi değildir; şehirleşme, hukuk ve inanç sisteminin birlikte gelişmiş olmasıdır. Bu yapı, erken devlet organizasyonunun nasıl oluştuğunu anlamak açısından temel bir referans sunar. Türkiye’de ise bu konuya erken dönemde ilgi gösteren isimlerden biri Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk, Türk Tarih Tezi kapsamında Sümerleri insanlık tarihinin önemli başlangıç halkalarından biri olarak değerlendirmiş, Mezopotamya uygarlıklarına akademik ilginin artmasını teşvik etmiştir. Bu yaklaşım, tarih yazımında yerli bir bakış açısı oluşturma çabasının parçasıdır. Sonuç olarak bu eser, sadece eski bir medeniyeti anlatmaz; aynı zamanda insanlık tarihinin nasıl okunması gerektiğine dair bir perspektif sunar.
İnsan ve Hayat
SümerlerSamuel Noah Kramer · Alfa Yayınları · 0197 okunma
SPOILER!
6/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Callypso Lilis, 16 yaşına girmesine iki hafta kala yıllarca kendisini istismar eden üvey babasını öldürür ve Pazarlıkçı olarak bilinen Desmond Flynn'den yardım ister. Her bir iyilik, Pazarlıkçı'ya ödenecek bir borçtur ve genellikle sonu iyi bitmez. Ancak Pazarlıkçı, üvey babasının cesedini ortadan kaldırmak için bir karşılık talep etmez çünkü Callie henüz reşit değildir. Des, Callie'yi Peel Akademisi'ne yerleştirir ve 5 ay sonra Callie onu tekrar çağırır çünkü onun bir siren olması Des'in büyüsünü zayıflatır. Bir anlaşma yaparlar, böylece Callie'nin kolundaki bileziğin ilk boncuğu senet olarak ortaya çıkar. O günden sonra Callie, Des'i çağırmaya devam eder ve birlikte geçirdikleri her bir gün Callie'nin kolunda bir boncuğa mâl olur. Ancak bir gün Des gelmeyi bırakır, ta ki 7 yıl sonra Callie sirenini dedektiflik yapmak için kullanırken borçlarını toplamak üzere geri dönene kadar. Kitap genel olarak gayet iyi ve çerezlik okuma için uygun ama değinmek istediğim birkaç konu var. Yazarın dili hafif ve hızlı okunuyor ve bu iyi bir şey. Benim gözüme batan kısım, kişisel olarak fantastik kitaplarda 1. tekil şahıs kullanımının atmosfer kurma konusunda zayıf olduğunu düşünmem. Zaten kitapta da evren fazlasıyla arka plana atılmıştı. Yazar bize fantastik bir evren anlatmaktansa çiftimiz üzerine odaklanmayı tercih etmiş. Callie önce eski sevgilisi Eli'dan kurtuluyor, sonra Des ile olan karmaşık ilişkisini çözmeye çalışıyor. Sebebini anlamadığım şekilde ikisi de birbirlerini açık açık sevmelerine ve sık sık o ya da bu şekilde bunu dile getirmelerine rağmen reddedilmekten korkuyorlar. Bu kedi-fare oyunu, sonunda ruh eşi olduklarını ve ilişkilerindeki yedi yıllık aranın nişanlanmış olmalarından kaynaklandığını öğrenmemizle bitiyor. Bu sırada arka planda Ötediyar'ın ve 4 farklı
RapsodiLaura Thalassa · Martı Yayınları · 20221,729 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 83. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:33
Psikoloji alanında neredeyse hiç okuma yapmamama rağmen bu kitabı görür görmez okumak istedim. Yazardan okuduğum ilk kitap olmasına rağmen oldukça rahat ve keyifli bir şekilde okudum. Kitap 12 bölüme ayrılmış, kısa ama bir o kadar da kapsamlı bir eser. Bu yüzden sindire sindire, altını bol bol çizerek okudum. Kitabın temel konusu insanın yaşamdaki yeri ve konumu. Bunun yanında aşağılık duygusu, üstünlük kompleksi, rüyalar, çocukluk, sosyal uyum ve evlilik gibi birçok konuya da değiniyor. Kısa olmasına rağmen örneklerle desteklenmiş, dolu dolu bir içerik sunuyor. Okuduğum bazı şeylere ilk başta şaşırsam da üzerinde düşününce oldukça mantıklı geldi. Yazar, aslında herkesin belli ölçüde aşağılık duygusuna sahip olduğunu, bunun anormal bir durum olmadığını ve insanın yaşamını, ilişkilerini ve davranışlarını nasıl etkilediğini başarılı örneklerle açıklıyor. Psikoloji denince akla sıkıcı ve ağır kitaplar gelebiliyor ancak bu kitap tam tersine oldukça akıcıydı. Verdiği örnekler sayesinde anlatılanları anlamak kolaylaşıyor ve okuma süreci çok daha keyifli hale geliyor. Psikolojiye giriş yapmak isteyenler için güzel bir başlangıç kitabı olduğunu düşünüyorum.
Yaşama SanatıAlfred Adler · Cem Yayınevi · 20203,690 okunma
BU GÜNÜN TARİHİ- Bütün Yarınlara
10/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2026 82. kitabı
Selam. ekin ✧ sayesinde başlayabildiğim ve kesinlikle hakkının verilmesine ihtiyacım olan bir kitaplayız bu gün. Bir de Balçın ile okumaya karar verince tüm bu süreç daha büyüleyici bir hâl aldı. All Tomorrows’a başlamadan önce bile beni sarsacağını biliyordum çünkü ben hortlaklardan değil, biyolojiden korkuyorum. Bir canavarın saldırmasından çok, bir gün bambaşka bir şeye dönüşebilecek olmamız fikri beni rahatsız ediyor. İnsan bedeninin ve evrimin sınırlarının ne kadar esnek olduğunu düşünmek bile ürkütücü geliyor. Bu yüzden kitabın yarattığı korku, klasik bir korku değil; insanın kendi potansiyelinden duyduğu korku. Kitabı okumaya başladığım ilk anda kendimi sanki bir Star Wars evrenindeymiş gibi hissettim; ancak bu kez yaratıkların yalnızca var olduğu değil, biyolojik olarak nasıl işlediğinin de anlatıldığı bir versiyonuydu bu. Genişletilip filme uyarlanabilecek muazzam bir potansiyel taşıyor. Üstelik bütün bunların arkasındaki kişinin henüz genç yaşlarda bu fikri ortaya atmış olması hayranlık uyandırıcı. O tasarımlar, o düşünce biçimi, o ölçekte bir hayal gücü... İnsan ister istemez etkileniyor. Daha da etkileyici olan şey ise yaratıkların yalnızca ilginç görünmesi değil, gerçekten yaşayabilecekmiş hissi vermesi. Çok büyük bir biyoloji bilgisine sahip olduğumu iddia edemem ancak bildiklerim ve sonrasında yaptığım araştırmalar sayesinde yaratık tasarımlarındaki ustalığı görebildim. Gözleri olmayan bir canlıya farklı algı organları verilmesi, ağır uzuvlara sahip bir türün vücut dengesinin düşünülmesi gibi detaylar bile yazarın konuya ne kadar hâkim olduğunu gösteriyor. Sadece biyoloji de değil; tarih, felsefe, coğrafya ve hatta sosyoloji bilgisi de satır aralarında kendini belli ediyor. Böylesine özgün, cesur ve hayal gücü yüksek bir eserin yaratıcısının Türk
Duygu ve Düşünce
All Tomorrows Bütün YarınlarC. M. Kösemen · Kara Karga Yayınları · 042 okunma