Muhammed Emin Ceylan

Muhammed Emin Ceylan
بِاسمه سبحانه Sözüm önce kendim için “Nazarımda edipler insanlara âdiliklere karşı nefreti talim edecek mürşitlerdir” -Ömer Seyfettin Hikmet-âmiz gerekdür eş‘ar Ki me‘alli ola irşâda medâr -Nâbi
Türkolog
Anadolu Ü-Eski Türk Edebiyatı YL
Eskişehir/Bolu
2003
13 kütüphaneci puanı
403 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
“Her zamanın şair şuarası, lafını vaktinin gidişine uydurur. İşte asıl kurnazlık da bundadır.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
TDE Lisans 1 öğrencileri olur gibi
— Eski Osmanlı şuarasının merakıdır. Her şarkıya birkaç eşek bağlarlar. Bunun da birçok meselasını getirdi. Okuyayım da dinle: Eşk-i çeşmim hazretinle bıngır bıngır ağlıyor Langanın bostan dolabı matem ile çağlıyor sonram efendim Eşk elemi çekme gönül nafile şeydir ve Hep ah edip zırlarsan gönül eşkim durmaz ve daha böyle eşekli beyitler bin tane vardır.
Edebiyat
Çüş ol Agop. Eşek meyhanede ne yapacak? Gazel bağıracak? Bırak ki orada eşekten beter zırlayanlar vardır. Fakat sözüm ona sanki onlar işte insandır. Eşekle bir agaz olmak istemezler. Kişizadelikleri bozulur. Sen bu hayvana şimdi münasip bir yer bul
Şairlik kazazlığa benzemez. Pek zorluklu ince bir iştir. Şöyle edersin, lafın kafiyesi bozulur. Böyle edersin, söz teraziden düşer. Sağa kaçarsın olmaz. Sola gidersin uymaz. Elmas işleyen bir kuyumcu dikkatiyle her bir lafı tartarak, kantarlayarak tastamam yerine çivi gibi mıhlamalı.
Şiir
"Meyhane mi bu? Bezm-i kerhane-i Acem mi? Tulum peyniri mi? Yoksa eski kaşer mi? Satılmış Langa’da bostanı Cemal’in Eşek çemenistanda hiç hıyar yer mi?"