a

Abdulhamithan

0 üye
Takip
Dostluk kurduğumuz nice suriyeli’ye sormuşumdur: Kanlı meydan mitinglerinde binlerce insan türkiye ve osmanlı’yı lanetlerken meydanın tam ortasındaki ay yıldızlı armalı,Yıldız camii maketli telgraf anıtına niye dokunmuyordunuz? Hepsinin cevabı aynıydı: “Ama o anıt Hamid-i Sani’nin.” “İyi ama o da bir osmanlı padişahı.” “Olsun, o Hamid-i Sani.”
Sayfa 7 - Timaş·Kitabı okudu
Abdulhamithan
Kızıl Sultan
<<Kızıl Sultan>> tâbiri, doğrudan doğruya Ermeni buluşudur ve dünyada bir eşi gelmemiş derecede merhametli bir hükümdara bu, hakikatte yüzde yüz ters sıfatı yakıştıran Ermenilerdir. Yeni nesiller de bu eski Ermeni buluşunu hakikat diye kabullenmiş. Ermeni kafasıyla düşünmeye mahkum edilmiştir.
Sayfa 242·Kitabı okudu
Abdulhamithan
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Meşrutiyet Dönemi Artan Karışıklıklar
“Bütün bu dargınlıklar, kırgınlıklar, hatta kanlı kinli didişmeler ancak Meşrutiyet’in İlanı’dan sonra mı meydana çıkmıştı? Sultan Hamid otuz üç yıl nasıl küllemişti bu ihtilafları?”
Sayfa 178 - Akıl Fikir Yayınları
Abdulhamithan
Yerine kardeşini geçirmişlerdi, olacak iş miydi bu? Samimi düşüncesine göre ahmağın biriydi bu kardeşi. Ayrıca uğursuzdu kem gözlüydü,her şeye nazar değerdi.
Sayfa 51 - İnkılap·Kitabı okudu
Abdulhamithan
Abdülhamid Han’ın Tespitleri
“ Düşündüm ki Japon İmparatoru’nun istediği Müslüman din âlimleri kendi ülkemizde olsa ve onları ben bulabilseydim Japonlar’dan evvel kendi milletimin ve Halife, yani Peygamberimiz’in vekili olarak İslam âleminin istifadesini, temin ederdim.” “Fakat Japon İmparatoru’nun istediği Müslüman din âlimleri’ni yetiştirecek feyyaz membâlar da artık mevcut değildi. Medreselerimiz birer ilim irfan kaynağı olmaktan mahrumdu.”
Sayfa 137 - Akıl Fikir Yayınları
Abdulhamithan
Sultan Hamid Hakkında
“Mevzuum değildi, fakat müşahedelerime dayanarak söyleyeceğim, eğer Sultan Hamid, sarayın kalın duvarları arkasına çekilmeseydi ve bu duvarları aşabilmiş belirli sınıf ve yapıdaki insanları milletlerinden eksiksiz numuneler sayma hatasına düşmeseydi, en yakınlarının bile tasdik ettikleri aşırı vehminin zebunu olmasaydı, bu otuz üç yıllık saltanat bu akıbetle bitmezdi ve memleketin şartları bambaşka olurdu düşüncesi, Selanik devri sonunda, bende her an kuvvetlenen kanaat haline geldi.”
Sayfa 88 - Akıl Fikir Yayınları
Abdulhamithan