a

Ağaç

7 üye
Takip
Ağaçlar senin kafanda, Ebu Kays. Senin yorgun ve ihtiyar kafanda. Boğum boğum dallarıyla her sonbahar bol zeytin veren on ağaç var kafanda.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Ağaç
- İDEOLOCYA VE İHTİLALİN TOHUM VE KÖK ŞUURU...
En eski dillerde iyilik, fenalık ve bilgi ağaçları birer düstur oldu. En eski çağlarda, geniş alınlı ve kıvırcık sakallı düşünce adamları onun altında toplandılar. Zaten insanoğlunun dünyaya düşüşünü anlatan, Şeytan ve Kadın unsurları yanında, yasak meyvayı yetiştiren Ağaç nedir? Ağaç, bize, dünyaya geldiğimiz günden bugüne kadar içimizi dolduran anlama ve araştırma hırsının anatomisi biçiminde görünüyor. Gözlerimiz ona daldığı zaman, garip bir (röntgen) ışığı altında, ruhumuzun bin bir kollu iskeletini görmüş gibi ürperiyoruz. Sanki bu fevkalâde şahsiyetin hendesesindeki nizamla, içinde Allah’ın sırları yatan ruhumuzun hasret çektiği nizam arasında gizli bir anlaşma seziyoruz. “Bak,” dedi bana Tanrıkulu, “şu ağaca bak! Ve üzerinde düşün!” Ağaç, bir plândır; bir insanın, bir ailenin, bir zümrenin, bir cemiyetin ve bütün varlığın iç ve dış nizam davasını, madde üzerinde düğüm düğüm örgüleştirmiş, şekilleştirmiş bir plân... Tohum, kök, gövde, dal, yaprak, tomurcuk ve yemiş... Her şey bunlar arasındaki ahengi anlamak ve kurmaya bağlıdır.
1968 yılı, -devrilen ağaç bâbı-, toker yay.
Ağaç
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
- BİLGİ BİLENE GÖZ GÖRENE VAR..
İnsanoğlu, dünyaya ayak bastığı günden beri ağaç, onun gözünde çözülmez bir bilmecedir. Kışın her tarafı dökülür. Esrarlı istikametleri gösteren dallarıyla çırçıplak ve kupkuru, bekler. O zaman, o bir çekmece gibi kapalıdır. Çok geçmeden bu çekmecenin kapağı aralanır. İçinde sakladığı cevher tütmeye başlar. İğne ucu kadar ince mesamelerinden yeşil yapraklar fışkırır. Tabiatın en girift nakışlarını çerçeveleyen çiçeklerle donanır. Fakat, o henüz eserini vermiş değildir. Bütün bunlar, gelmek üzere bulunan bir eserin şenliği... Nitekim, biraz sonra çiçekler dökülmüş, yapraklar eskimiş ve dallarda birer kandil gibi ışık saçan yemişler belirmiştir. Bu yemişler, her biri bir ağaçtan gelen ve her biri içinde birer ağaç gizleyen bu yemişler, açlık ve susuzluğa göklerin indirdiği çarelerdir. Açlık ve susuzluğu dindirmekse, fantazyadan çıkmak, ezelî ve ebedî derde ilâç olmak değil midir? Biraz sonra, o yine yapraklarını dökecek, gene yalçın bir çekmece hâlinde kupkuru kalacak, korkunç istikametleri gösteren kemik parmaklara benzer dallarıyla kaskatı donacak ve daldığı rüya içinde, yeni verimi, rahimde bir çocuk gibi gelişecektir. Böylece her mevsim devrini tekrarlayan ağaç, dipsiz gökleri dolduran âlemlerin ahenkli ve inzibatlı devirleri altında, büyük varlık orkestrasının vahdet ve sonsuzluğu hikâye eden, derin ve sıcak birinci kemanını andırır. Ağaç, insanlara neler öğretmedi?
1968 yılı, -devrilen ağaç bâbı-, toker yay.
Ağaç
Ağaç Çağı
Kimsenin haberi yok. Hala Ağaç Çağı'ndayız. Gelmiş geçmiş en ucuz ve malitetsiz kaynak, ağaç.
Ağaç
Stanisław Lem
"Ağaçları gazete kağıdı yapmak için keserken, yine aynı gazeteler aracılığıyla 'ormanları koruyalım' çağrıları yaparlar!"
Ağaç
Gabriela Mistral
"Bir ağaç gibi ya da kimsenin bilmediği bir dere gibi yalnız büyür, bir son ile bir başlangıç ​​arasında, sanki yaşsız ya da bir rüyadaymış gibi yürürüm."
Ağaç