Şehre girerken saçlarında deniz kokusu olacak belki.Seni şehrin kapısında kış duygusu karşılayacak.Çocukluğun serin sabahlarından fırlayıp gelen bir düş.
Sakın şaşırma.
𓆉
...Bu yüzden bastırıp parayı "bir üst modelini" almak gelmiyor içimden şimdilik.
Çünkü eskimenin getirdiği güzel şeyler de var; biz onlara "yaşanmışlık" diyoruz.
Ergenlik döneminde hem reseptörlerin fazla oluşu hem de ödül merkezinin aşırı duyarlı olması sayesinde, duyularımızı ve aldığımız hazzı en üst düzeyde hissederiz. İşte tüm yetişkinlerin özlemini duyduğu, bu müthiş hissiyattır. Bizler yaşlandıkça reseptör sayılarımız azalır ve algıladığımız hisler zayıflamaya başlar. Aslına bakarsan bunun en güzel örneği tat reseptörleridir. Eminim yakınlarında şöyle cümle kuran yaşlı bir yetişkine rastlamışsındır:
“ ah nerede o eski domatesler. Mis gibi kokarlardı ve tatlarına doyum olmazdı. Şimdikilerin tadı çok yavan.”
Yetişkinlerde genelde bu durumu organik tarıma ve eskiden her şeyin daha temiz olmasına bağlarlar. Evet bu yaklaşım kısmen doğrudur ama asıl gerçeği görmemize engel olmamalıdır. Yaşlandıkça dilimizin üzerindeki reseptör sayısında ciddi azalma meydana gelir. Bu da yiyeceklerden alınan tat algısını önemli derecede azaltır.