Atları çok seviyorum, bana büyüyünce at alır mısın? Otomobil doldu her yan. Atları sevmeyelim mi?
Atları unutabilir miyiz ki sevmeyelim. Özgürlük, rüzgâr dolu atları, onların ilkyaz çimenlerini.
Hiçbir at Türklerin atları kadar insana alışkın değildir. Bunlar sahibi ile kendine bakan seyisı derhal tanır. Terbiye edilirken onlara gayet yumuşak ve iyi davranılır.
Müslüman ülkelerinde birçok Bey’in sürüleriyle oradan oraya dolaşması âdettir. Güzel otlakların bulunduğu bir bölgeye gelince, bu memleketin hakiminden otlatma hakkını, satın alırlar.
Edebiyatımızda atla ilgili pek çok söz, deyim, masal, hikâye, destan... anlatılır. Bunların en anlamlısını Kaşgarlı Mahmut kaydetmiştir: Kuş kanatın Türk atın yani "kuş kanadıyla, Türk atıyla" şeklinde bir atasözünden söz eder. Köktürk Yazıtları'ndan Köroğlu Destani'na kadar bütün büyük metinlerimizde atlar, alplarla bir tutulurken Asya bozkırlarına hakimiyet kurmada onun rolü edebî ve estetik çerçevede teslim edilmiştir.