Din, elle tutulamayan unsurlar hakkında bilgi edinmek için kutsal kitapları yorumlamayı seçer, bilim ise, kendi hedefine ulaşmak için deneysel bulguları yorumlamayı. Her ikisi de, böyle bilgilerin, olasılıkla hiçbir zaman tam anlamıyla erişilemeyecek olan nihai "gerçek" kavramına her zamankinden biraz daha fazla yaklaştıracağını varsayar. Her iki dünya içinde, aydınlanmanın baş döndürücü heyecanı temel olarak aynıdır.