Şeyhü'l-İslâm Mustafa Sabri Efendi bir vesile ile anlatmıştı:
- "Zahid Efendi'nin Düzce'de bir ahbabı varmış. Kazın ayağı değil de, kaza ayağı dermiş. Evet kaza ayağı öyle değil, düşmanı hafife almamak lâzım. İslâm düşmanları çok derinlerdedir, her yerde kolları vardır..."
Sayfa 279 - 2.Kısım, (Kahire, Ezher'de Okuduğum Yıllar), -Hasanü'l-Benna-, Düşman Çok Derindedir, Kaynak Yayınları
- "(...)Tahlilci değil de terkibî bir hükümle ifâde edersem; nihayetinde her şey ruhî çabayı gösterdiğine, insan şuurlu harekette bulunduğuna göre, hayvanın içgüdü sınırındaki ŞAŞMAZ hareketine karşılık, insan şaşabiliyor!..
Sayfa 181 - 10.Levha, (Hepçilik ve Hiççilik)-Kadın ve Erkek-, İBDA Yayınları
- "(...) Şaşmak filân diyorum ya, neye göre?
Neye göre demek, ölçüdür; ölçü olmayınca şaşmak da yok...
Yâni, sapıklık da, cinsiyetsizlik de!.. Bunlar sadece lâf!"
Sayfa 181 - 10.Levha, (Hepçilik ve Hiççilik)-Kadın ve Erkek-, İBDA Yayınları
- "Ruh her sahada intikâmını alıyor; ve düzünden anlaşılmayanları, tersinden ihtiyaç hâlinde anlatıyor... Meselâ, şimdilerde pek moda olan kukla dansı; nefsini ruhun hakikatine teslim edip de, nefsini ve bedenini onun kuklası hâline gelinceye kadar inceltmeyenleri, ruh, eşya elinden kukla hâline getiriyor... Makineleşmenin kuklalaştırdığı insanlara bak!"
Sayfa 185 - 10.Levha, (Hepçilik ve Hiççilik)-Kadın ve Erkek-, İBDA Yayınları
İnsanlık tarihi göstermiştir ki, bir vakitler, doğru, iyi ve güzel görünen şey, zamanla yanlış, fenâ ve çirkin olabilir. Bugünün yanlışları, yarının gerçekleridir; bugünün iyileri de yarının fenâlıkları olacaktır... Meseleyi böylece koyunca, neticeyi de görüyoruz:
- "Eğer zaman kalburundan geçince her şey fenâ, yanlış, çirkin oluyorsa, bu demektir ki, hiçbir vakit, gerçekten iyi, gerçekten doğru, gerçekten güzel olan bir şey yoktur... O hâlde güzellik hükümlerinin bir mânâsı yoktur; hiçbir şey gerçek değildir, her şey kabildir."