Evet; yaptığım resim, desen ve binlerce beyaz noktalamadan oluşan yüzlerce papatya şeklinden sonra, denize sürüldüm...Sandal macunlandı, boyandı ve denize indirildi... Emrime amade...Ruhumun acısına ilâç; git ve süzül de gel... O sandal, sandal değil, ruhuma donanmaydı!..Mevsim Eylül’e sarkarken, ben bir yandan "nakkaş-ressam", öbür yandan da "arkî-balık avcısı" idim!..
Sayfa 143 - Vâridât: Balık Avı, ″VANLI BÜYÜK KAPTAN″ başlıklı 1 Eylül bölümü, İBDA Yayınları
Benimle oynuyorlardı!.. Benim hâlim...Senelerdir hayâl edip de anlatılmaz-anlaşılmaz bu tutukluk veya tutukluluk sebebiyle gerçekleştiremediğim basitlerden birini, şimdi hiç gayret göstermeden olmuş görüyorum; sandalla balık avındayım...Sandal bir yana, şu balık avı, 9 senedir hasretini çekerken yapamadığım... Ah benim bu yapamadıklarım!..
Sayfa 142 - 143 Vâridât: Balık Avı, ″VANLI BÜYÜK KAPTAN″ başlıklı 1 Eylül bölümü, İBDA Yayınları