b

Belagat

4 üye
Takip
Konuşmaktan maksat ifhamdır.
Belagat
Âh eder çeşm ü ruhun yâd eyleyip ey gül-izâr Gülsitanda gelseler bir yire nergisle semen (Emrî) " Ey gül yanaklı güzel! Gülistanda nergis ile yasemin bir araya gelseler nergis gözünü, yasemin yanağını anarak feryat eder. "
Sayfa 182 - Gökkubbe
Belagat
Reklam
*TALÂKAT...
Dedi ki: (97) (Talâkat ve belâgati, güzel yazmak ve güzel söylemek iktidarını küçük görmüyorum. Fakat bazı insanların bu meziyetlere en büyük yeri vermelerini red ve inkâr ediyorum. Zira bunlardan daha mühim ve daha esaslı bir şey vardır...)
Sayfa 152 - IV. Levha, -Dil ve Mânâ-, İBDA Yayınları.
Belagat
Yazarın görevi basiti önemli değil, önemliyi basit yoldan söylemektir.
Sayfa 43 - Hayykitap, 1. Baskı, İstanbul, Şubat 2021·Kitabı okudu
Belagat
İbnü’l-Mukaffa‘dan (ö. 142/759) başlayarak Câhiz (ö. 255/869), Kudâme b. Ca‘fer (ö. 337/948) ve Rummânî’ye (ö. 384/994) gelinceye kadar belâgat, insanın doğuştan sahip olduğu bir kabiliyet ve sanata olan yatkınlığı şeklinde anlaşılmıştır. Nitekim İbnü’l-Mukaffa‘a göre belâgat, sözü herkesin kolay kolay söyleyemeyeceği tarzda söylemektir. Câhiz’e göre lafızla mânanın güzellikte birbiriyle yarışması, yani mânadan önce lafzın kulağa, lafızdan önce de mânanın zihne süratle ulaşmasıdır (el-Beyân ve’t-tebyîn, I, 115). Rummânî’ye göre ise mânayı güzel ve uygun ifadelerle zihinlere ulaştırmaktır (en-Nüket, s. 69).
Belagat
Önsöz-Osman güman
M. Muhammed Şâkir'in, bu tespitle ilgili olarak yaptığı şu değerlendirme hayli dikkat çekicidir: “Anlambilimini temellendirdiği bu eserini yazmaya giriştiği andan itibaren Abdülkâhir el-Cürcânî'nin ulaşmak istediği tek amaç, Kâdî Abdülcebbâr'ın fesâhat hakkındaki görüşlerini çürütmek ve el-Muğnî'de belirlenen çerçevesiyle "lafız" hakkındaki sözlerinin yanlışlığını ortaya koymaktır. Dolayısıyla Cürcâni'nin, karşısına anlamı koyduğu lafız, "dille söylenebilen şey” anlamındaki mutlak lafız değildir. Bu ilişkinin gözden kaçırılması, lafız-anlam tartışmalarında çok büyük bir yanlışa düşül mesine yol açmış ve ne lafız, ne de anlam Cürcânî'nin kastettiği biçimde anlaşılmamıştır."
Sayfa 9 - Yazma eserler kurumu
Belagat
Reklam