İshak,kadim Süryani coğrafyası Turabdin Metropolitliğin merkezi Mardin'in Midyat ilçesine bağlı Mzizah köyünde dünyaya gelir.Dedesi Sabro gibi babasıda telkari ustasıdır.
İshak, ilkokulun son sınıfına geldiğinde dedesi vefat eder ve işleride çok iyi gitmeyen babası ailesinide alarak İstanbul'a göç ederler.
Babası Kapalı Çarşı'da küçük bir telkari dükkanı açar. Ishak babasının dükkanında Uzay Bilimleri ile uğraşan profesör Yausef ile tanışmasıyla Ishak'ın Aaron gezegenine yolculuğuna kadar uzanan hikayesini okuyacaksınız.
Aaron'a daha önce giden ve birdaha kendilerinden haber alınamayan ekibin akıbetini öğrenme göreviyle çıktığı bu yolculukta Ishak'ın Aaron'da bir hastanede gözlerini açarak neler olduğunu anlamaya çalışması oradaki sistemin cömert olan doğanın insan elinde nasıl tekelleşmesini engellediklerini ve bunu başardıklarında amaçlarına ulaşmış olacakları inancıyla hareket ettiklerine şahit olur. Ishac'a orada Clesum adı verilir ki bu isim orada hain anlamına gelmektedir.Ona tek inanan hastanedeki hemşire Tanli'dir.
Ishak Aaronda öğrendiği bir sırla oradan Tanli"nin de yardımıyla dünyaya geri dönmeyi başarır..
Bu sır neydi?
Bilim kurgu pek okuyamıyorum diyenlerin de rahatlıkla okuyabilecekleri bir kitap.
Size şunu hipotez olarak sunuyorum: Sevgi alma ve sevgi verme yeteneğinden yoksun olan zeka, zihinsel ve ahlaki çöküşe, nevroza ve muhtemelen psikoza bile yol açar. Ve ben-merkezci bir amaca odaklanan ve insan ilişkilerini dışlayan bir beynin, sadece şiddete ve acıya neden olacağını da eklemek istiyorum.
Kırgınlığımı kontrol etmeyi, sabırsızlanmamayı ve bir şeylerin olmasını beklemeyi öğreniyorum. Sanırım büyüyor ve olgunlaşıyorum. Her gün kendimle ilgili olarak daha çok şey öğreniyorum ve suyun üzerindeki minik dalgalar gibi başlayan anılar şimdi kocaman, güçlü dalgalar halinde üstümden geçiyor...
Yapay zekâ teması, kitabın inanç meselesiyle derdini berraklaştırma işlevi görüyor. Saf ve nötr bir zekâ, insan zekâsının sınırının nerede çizildiğini tespit edebiliyor ve ona göre bir strateji geliştirebiliyor.
Arkeolog Yasin'in babasının öldürdüğü birinin insan olmadığını diretmesi sonucu kapatıldığı akıl hastanesinden sır dolu kayboluşunun ardındaki gerçekleri araştırmaya başlaması sonucu soğuk damarlı sürüngenlerin dünyamızı nasıl istila ettiğini babasının bir sözü bunu doğrular niteliktedir.
"Yerin kulağı vardır "
Peki sürüngenlerin insan kılığında aramızda dolaşmalarına neden olan neydi? Anadolu mitolojisinde Şahmeran hikâyesi karşılıyor bizleri. Şahmeran'ın bir insanla yakınlaşması Tarsus kralının hastalığını iyileştirmek şartıyla sevdiği insan uğruna kendi canını ortaya koyması nelere mal olmuştu.
Yasak aşkının kanıtı olarak diğerlerinden farklı yedi olağanüstü yumurtalar karanlığın içinde gizlenmiş zamanı gelince çatlayarak yarı insan yarı yılan çocukları gözlerini açarken 3 yumurta hiçbir zaman çatlamadı ve doğum gerçekleşmedi.
Yılan çocuklar insanlığın amansız düşmanlarına nasıl dönüştüler ve çatlamayan yumurtalara ne oldu?
Yasin'in Tayland'an başlayan ve Madrit ve Tarsus'un gizemli yeraltı mağaralarına uzanan bu gizemli yolculuğunda onu neler bekliyordu?
Bu yolculuğuna dahil olan iki öğrencisi ve onu ölümden kurtaran Turna da vardı, Turna gerçekte kimdi bunu öğrendiğinde Yasin neden sarsıldı?
Arkeoloji,mitoloji,bilimkurgu sevenlerin keyif alarak okuyacağı ve finali ile devam kitabı biran önce gelsin diyeceğiniz güzel bir kitap okudum sizlerede gönül rahatlığıyla okumanızı tavsiye ediyorum.