- "(...)Sene 1974… Bir adam düşünün: Bürünebileceği, ihtisas sahlarından birinde ilim adamı, sanat adamı, kendi kendinden ibaret de olsa militan şahsiyet tipleri arasında, her birinin istidadını yaşatırken, hepsinden başka bir güçle "benim kaçacağım mecra hangisi?" diye çırpınıyor… Ve onu dilim dilim kesen düşünce: Zaman geçiyor… Her şeye malikken her şeyden mahrum bıktırıcı şartlar altında tükenmiş bir hayat yılgını "dava adamı" olarak, Tekel İdaresi’nin zift kuyusunda cesedini sürüklüyor… "