Hazır olana kadar hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda değilsin. Böyle bir şeye hazır olduğunda da, kaybettiklerinin yerine koyabileceğin bir şeyler olacak.
Hiç hasar görmemek anlamına kesinlikle gelmeyen dayanıklılık kavramı da savunma mekanizmalarıyla aynı aileye mensuptur ama onlardan daha bilinçli ve daha evrimseldir; bu nedenle de yönetilebilirdir ve umut taşıyabilir.
Sayfa 172 - Monografi Yayınları, 1. Baskı, Mart 2023·Kitabı okudu
Dönüşüm yaratmayan bir felâket yoktur. Ruhu en büyük yaraları alanlar, sevgi yetersizliğinden yüzü gözü dağılmış olanlar, dayak yemiş çocuklar, derisi soyulmuş yetişkinler, içlerinde yeni bir yaşam felsefesinin geliştiğini fark edince şaşırır. Çünkü anlama ve "neden" diye sorma zorunluluğu saldırganı daha iyi anlamaya, daha iyi incelemeye yol açar. Bundan sonraysa. "Peki, şimdi bu içimdeki yarayı ne yapacağım?" sorusu benliğin sağlıklı kısmını keşfetmeye, kendine doğru uzanacak en küçük bir eli aramaya çağırır.
Dayanıklılık işte böyle örülmeye başlar. Ne yalnızca insanın kendi içinde ne de çevresinde aranmalıdır; zira o, ikisinin arasındadır ve hiç durmadan içsel bir dönüşümü toplumsal dönüşüme bağlamaktadır.
Sayfa 171 - Monografi Yayınları, 1. Baskı, Mart 2023·Kitabı okudu
Dayanıklılık, direnmekten fazlasıdır, aynı zamanda yaşamayı öğrenmektir de. Ne yazık ki bunun bedeli ağırdır: "Hiç ceza çekmeden normal olunmaz," diyordu yaşama güçlüğünün büyük ustası Cioran. Felaketten önce yaşamın hakkımız olduğunu düşünürüz, mutluluğun da öyle. Bu yüzden de coşkuyu bulamadığımızda öfkeleniriz. Aşırı uçtaki bir durumun acısını çekmek, ölümle burun buruna gelip onu öldürebilmiş olmak, yaralı çocuğun ruhunda tuhaf bir ertelenme duygusu yaşatır: "[...] O zamandan beri yaşamı fazladan verilmiş bir ganimet, beni her andan yararlanmaya, mutluluğun tadına varmaya teşvik eden bir oyun gibi görüyorum." Bir zorluk, aşıldıktan sonra, dünyanın tadını değiştirir. Aşırı uçtaki her durum, yaşamı mahvetmenin bir süreci olarak, paradoksal biçimde yaşama potansiyelini güçlendirir, tam da yaşamın kırılmaya uğradığı noktada [...] görünmeyen bir yay [...] yaşanmış engeli bir tramplen gibi kullanarak bizi yukarı fırlatır; kırılganlığı bir zenginliğe, zayıflığı bir güce, olanaksızlıklarıysa bir mümkünler bütününe dönüştürür," diyor Georges Fischer.
Sayfa 171 - Monografi Yayınları, 1. Baskı, Mart 2023·Kitabı okudu