Dedikodu bir sosyal zehirdir. Dedikodunun olduğu yerde sevgi, saygı ve hoşgörü yaşayamaz; güven oluşamaz. Birbirleri hakkında dedikodu yapan öğretmenlerin her birinin kafasında şöyle bir düşünce belirir: “Ben şimdi burada olmasam, benim de arkamdan konuşup bazı davranışlarıma gülüyor olacaklardı. Şimdi benim yüzüme gülen, benim arkadaşım gibi olan bu insanlar aslında katiyen güvenilir insanlar değiller. ..” Ayrıca, dedikodunun olduğu yerde empati de yoktur. Nihayetinde dedikodunun geliştiği bir eğitim kurumu sağlıklı gelişemez.