Hayat denilen şu kısacık yolculukta, ama canlı ama cansız, ama güzel ama çirkin, ama dost ama düşman, kendilerine refakat eden her şeyi sevip kollayan bu ehl-i insaf dervişler,
fırlatıldığında bir insanın kafasını dağıtacak bir taşı bile incitmek istemezler.
Kainatın ahengini bozmaktan, yaratılan her şeye zarar ve zeval vermekten çekinen bu efendilerin zikir çektikleri mekan o kadar ferah ve dingindi ki zincire vurulmuş en saldırgan deliler ve zincirlerinden boşanmış en asıl fırtınalar bile, böyle bir yerde huzur bulurdu.