Tanrı, dışsal şeylerden ötürü değil, kendi içinden ve kendi doğası gereğince olduğundan ötürü, kutsal ve mutludur. Ve aynı nedenle iyi bahtlılık mutluluktan başka bir şey olmak gerekir; çünkü zihnin dışındaki şeylerin edinilmesi, ya olayların akışının ya da bahtın bir sonucudur, fakat hiç kimse bahtın ya da iyi rastlantıların sonucu olarak dürüst yahut ahlaklı olmaz. Aynı şey, devlet için de eşit ölçüde geçerlidir: En iyi olan ve en iyi hareket eden şehir, mutlu şehirdir; iyi eylemlerde bulunmayanların mutlu olmaları olanaksızdır.
Bu nedenle, orta sınıfın üyeleri daha tehlikesiz yaşamlar sürerler; ne kendileri başkalarına karşı düzenler kurar, ne de başkaları onlara karşı. Phokylides'in dileği haklıdır: "Ortada olanların birçok yararları vardır; ben toplumun işte orasında olmak isterim".
Asıl adı Aristokles olan Platon, iyi insan ve devlet anlayışının, mikrodan makroya yani insandan devlete olacağının anlayışını belirtmiştir. İnsan önce kendisini düzeltmedikçe toplumların düzelmeyeceğini savunmuştur.Günümüzde de sistemin bozukluğundan dolayı yakınıp başarılı olamadığını öne süren toplumun tezinin çürümüş olduğunu görmekteyiz. Zaten sistemleri oluşturan bireylerdir. Bireyler doğruysa sistem doğrudur. Hatta sisteme bile gerek kalmayacaktır.Bundan dolayı Cengizhan'ın da dediği gibi "Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, bir yiğit bir memleketi kurtarır! " sözünden yola çıkarak önce kendimizi düzeltmemiz gereklidir ki toplum düzelebilsin. Uzun lafın kısası destek yayınlarının bu serisini okumaya devam ettikçe , o uzun sayfalı kitapların boğucu detaylı bilgilerinden daha çok bilgi ve farkındalık kazanacaksınız , kazanacağız. Şimdiden iyi okumalar..
"Devleti, hâkimiyeti ya da buyruğu yapısı gereği sahte olan bir toplum, tarihte varlığını haysiyetiyle sürdürmek gibi çetin bir görevin gerektirdiği esnek güce sahip olamaz."
Sayfa 191 - T.İ.B. Kültür Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu