Ulus olma sorununun bireysel ve ortak özgürlük sorunu olduğunu biliyoruz. Yani ulusu oluşturan bireylerin, o ulus içinde her çeşit özgürlüğü; yaşama özgürlüğü, çalışma özgürlüğü, düşünce ve vicdan özgürlüğü güvence altına alınmalıdır.
...İşte devlet, gerek bireylerin özgürlüğünü sağlamak için ulus üzerinde bir yetkiye ve gerek ulus ve ülkenin bağımsızlığını koruyabilmek için kendine özgü bir etkinliğe ve güce sahip olmalıdır.
Devlet onu halk üzerinde uygulamak ve ulusu dışarda temsil etmek ve başka uluslara karşı savunma yetkisine sahiptir.
Şiddet uygulama yöntemleri değişti, ama devletin olduğu her toplumda her zaman, yöneten, emreden, egemen olan bir grup insan hep var oldu ve bunlar egemenliklerini kaybetmemek için her zaman fiziksel baskı aygıtlarına, her dönemin teknik düzeyine denk düşen şiddet uygulama aygıtlarına sahip oldular.
Sayfa 25 - Yordam Kitap - 1. Basım - 2016 - Çeviren: Mazlum Beyhan
Devletin olmadığı zamanlar vardı. Toplum nerede, ne zaman sınıflara bölündü, sömürenlerle sömürülenler nerede, ne zaman ortaya çıktıysa, devlet de orada ve o zaman ortaya çıktı.
Sayfa 18 - Yordam Kitap - 1. Basım - 2016 - Çeviren: Mazlum Beyhan