Romantizm akımının öncüsü ve hümanist olan Diderot; zengin kiliseler kontrolünde bir endüstri olarak gördüğü Hristiyanlık dinini reddetmiş ve birçok dincinin saldırılarına maruz kalmıştır.
Diyorum ki, her şey bir Tanrı eseri ise, her şeyin olabildiği kadar iyi olması gerekir. Çünkü her şey olabildiği kadar iyi değilse,ya Tanrının buna gücü yetmiyor, ya da bunu isteyerek kotu yapmıştir.
İnsanlar, öte dünyada korkacak hiç birşey olmadığına inanabilseydiler, bu dünyada daharahat olurlardı: Tanrı yoktur düşüncesi hiç kimseyi korkutmaz, ama ya dedikleri gibi birisi varsa,düşüncesi insanı korkutur.
tüketicilerin bireysel kimliklerinin satın aldıklarıyla şekillendiğinive buna bağlı olarak kişinin bir sonraki alacağı ürünlerin de ilkaldıkları tarafından öngörülebileceğini söyleyen sosyal bir olgudur.
Bu tanımdan da fark edileceği üzere, Diderot Etkisi'nin temelinde iki düşünce yatar:
İnsanlar, satın aldıkları ürünlerle kimliklerini örtüştürmeye meyillidirler; dolayısıyla kimliklerine uyan ürünler satın alırlar veya kimliklerini satın aldıkları ürünlere göre şekillendirirler.
Satın alınan her yeni ürün, tüketicinin o anda elinde olan ürünlerin birbiriyle uyumluluğunu etkiler (ve potansiyel olarak, azaltır). Bu da, az önce bahsettiğimiz birinci düşünceyi devreye sokar ve bu uyumluluğu artırmaya yönelik satın alma süreci başlar.
Birbirini pozitif olarak bekleyen bu iki düşünce, insanları birtüketim spiraline sokarak, kontrolsüz bir şekilde ürün satınalmalarına neden olur.
Denis Diderot