Kuranı sadece dara düşünce, bir vefat haberinde yahut şifa bulmak maksadıyla da okumayalım. Evet tüm bunlar için okumakla beraber; aslında her durumda Kur'ana sarılalım;
Hüzünlendiğimizde,
Sevindiğimizde,
Hastalandığımızda,
Sağlığımızda,
Şükretmek için,
Talep etmek için,
Huzur bulmak için,
Bilmediğimizi öğrenmek için okuyalım.
Tüm bunları da evlatlarımıza hissettirelim, dillendirelim.
Hz. Ali'nin dediği gibi:
Evlatlarınızı kendi çağınıza göre değil, onların çağına göre yetiştirin.
Çünkü aklı da, gönlü de yaşadığı zamana ayarlı... sevdigi şeyleri tespit edip, sevdiklerini kullanarak sevdirmeliyiz Kur'an'ı da.
Peki, Kur'an nedir, Kur'anı nasıl anlatalım?
Kuran Allah sözüdür.
Kur'anı Kerimin mealini açıp Sad Suresini okuyabiliriz. O şanlı şerefli Kurana yemin olsun ki! O, Allahın sözüdür.
(Sad Suresi,38/1)
Kuranı kerim bizim kılavuzumuzdur.
Bir sürpriz yumurta alıp, nasil yapılacağını tarif eden kağıdı bir kenara koyalım ve yapmaya çalışalım. Sonra yumurtadan çıkan kağıdın işlevi hakkında sohbet edelim.
Kılavuzu takip etmediğimizde neyi nasıl yapacağımız hakkında zorlandığımızı, vakit kaybettiğimizi hatta belki oyuncağı bozabileceğimizi anlatalım. Kılavuzun ne kadar önemli olduğunu vurgulayalim.
Kuranı Kerimin de bizim kılavuzumuz olduğunu; dünyada nasıl yaşamamız gerektiğini, güzel çirkin davranışların neler olduğunu, nasıl mutlu olacağımızı, Rabbimizi nasıl hoşnut edeceğimizi Kurandan öğrendiğimizi anlatalım .