Yeryüzü Allahım mülküydü ve onun adına kurtarılması lazımdı. Üzerinde "La ilahe illallah" sancağı dalgalanmadıkça da hiçbir toprak parçası Allah adına kurtarılmış sayılmazdı.
İnsanlar işte burada, kendi hayatlarının olanaklarını gerçekleştirmelerinin engellenmesinde, dahası kendi gerçekliklerinin veya ötekiler hakkında tutundukları gerçekliğin imha tehdidiyle karşılaşmasında, kötülüğü hissederler.
Romeo ve Juliet'te birbirinden farklı pek çok toplumda benzerleriyle karşılaşılan trajik bir ilişkiyi, düşman ailelerin çocukları arasında doğan aşkı ele alır. Bu umutsuz aşkı, yarı karanlık romantik bir örgüyle kuşatan bu eser, aynı zamanda insan ilişkilerini gerçekçi bir anlayışla gözler önüne serer.