17 Ocak 1983... Üstadım’ın sorması üzerine kendi rüyâlarımın söylemekten çekingenlik duyduklarımı atlayıp, (ki ayrı bir nefsaniyet belirten yanlış bir tutum), bazılarından bahsedince: “Kimseye söyleme bunları!”
Ah ben!.. Dilimi tutabilseydim!.. Israrlı bir sesle:
“En yakınına bile, eşine bile anlatma!.. Yalnız bana anlat hâlini... İnceler incesi bir yol üzerindesin!.. Kimi hiç rüyâ görmez... Efendi Hazretlerine söylediğim zaman, “onlarınki hayvan sıhhati” dedi...”
Gayret göstererek kendisiyle ilgili bir rüyamı anlatınca, daha önce de olduğu gibi yorumsuz geçiştiriyor... İşte bu yorumsuz geçiştirmeler yüzümden çekingenlik duyuyordum... Oysa, öyle davranıldığını ve bana düşenin sadece anlatmak, yâni yorum beklememek olduğunu anlayamamıştım... Edep korkusundan düşülen edep noksanlığı!.. Cahillik!..
Yevmiye: İnceler İncesi Yola Dair, ″DOĞDUĞUM GÜN″ başlıklı 9 Mayıs bölümü, İBDA Yayınları