Bu sıralar sık rastladığımız şeylerden birisi: Evrimciler "kolu bükülmez" sandıkları "teorileri" için artık Kur'ân Âyetlerinin bükülmesini istiyorlar. Yâni, "Daha önce anlaşıldıkları gibi anlaşılmasınlar, evrimi onaylar şekilde anlaşılsınlar..." arzu ediyorlar. Bu arzularını temellendirirken kullandıkları üç argüman var:1) Evrimin artık bilimden olduğu. Kanunlaştığı. Kat'îliği. Değişmezliği.2) Bilimsel tefsirlerin Kur'ân Âyetlerini zâten bilime göre anlamanın yolunu açtığı. Meşrulaştırdığı. Sıradanlaştırdığı.3) Kur'ân'ı anlama usûlünde aklın nakli bükebilir olduğunun zâten âlimlerimizce dile getirildiği.Belki başka argümanları da vardır. Kuşatamamış olabilirim. Ben bu üçünü seçebildim. Cevabımı da onlara karşılık vermeye çalışacağım. O zaman bismillah:1) Evrim hakikaten artık bir kanun mudur?Mehmed Şemsettin Günaltay'ın "Materyalizm Reddiyeleri"nde dikkat çektiği bir şey vardır, özeti şudur: İdeolojiler argümanlarını "bilim" diye yutturmaya/dayatmaya pek meyyâldirler. Bunu yapmaktaki amaçları arkalarına bilimselliğin mânevî gücünü almaktır. Ancak söylemleri deşildiğinde, azıcık "acaba" dendiğinde, işin pek de söyledikleri tarzda olmadığı ortaya çıkar. Evrimde de durum böyledir. O hâlâ teorilikten çıkamamıştır. Ancak "Evrim Dininin Mü'minleri" argümanlarını muhataplarına kabul ettirmek için âkidelerini kat'îyetten göstermeye sa'y ederler. Boyun eğmediniz mi bir de üstten üstten küstahlanırlar. Birçok misâlini yaşamışımdır.
__Halbuki bir şeyin bilimsel olarak kat'îyete kavuşması için en azından "tekrarlanabilir" olması gerekir. Bizim, "mış gibi" milyonlarca yıl önce olmuş şeylere değil, şu ân da görülebilir şeylere dâvet edilmemiz icâp eder. Yerçekimi kanundur. Evet. Tecrübe edilebilir. Kaynama bir kanundur. Evet. Denenebilir. Suyun kaldırma kuvveti
İki ayak üzerinde yürüme, türümüzün tanımlayıcı özelliklerinden biridir. Atalarımızın tam olarak ne zaman iki ayakları üzerinde yürümeye başladıkları hâlâ gizemini korusa da, dünya üzerinde yol almamıza ve hatta daha da ilerisine ulaşmamıza yardımcı olan avantajlar sağlamıştır. Iki bacak, uzun yolculuklar yapmaya daha elverişlidir; dik durmak ise hem düşmanları daha iyi gözlemeye yarar hem de gün ortasında güneşe maruz kalma oranını azaltır. Belki daha da önemlisi, ellerimizi serbestleştirip çok amaçlı kullanılabilecek şekilde evrilmelerini ve evrimsel başarımızda kritik önem taşıyan bir özellik olan, diğer parmakların karşısına gelecek biçimde bükülebilen başparmakla başarılabilen becerileri kazanmamızı sağlamış olmasıdır .