“İnsanın Anlam Arayışı” kitabına sürekli alıntı yapılan şu söze denk geldiğimde bu kitap okumak için genel olarak derin bir istek uyanmıştı. Bu söz Nietzsche'nin “ Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen ona nasıl dayanabilir ” sözüydü.
Okunacaklar listenin başında uzun bir süre durdu bu kitap, her seferinde okumaya niyetlendiklerinde başka kitaplara girdiler. Yaşadığım özgürlük durumu kitaba olan ilgimi git gide artıyordu. Geçenlerde kitaba da karşıma çıkan başka bir alıntıdan sonra -“ Yaşamak acı çekmektir, yaşam sürdürülür, çekilen bu acıda bir anlam mevcutla mümkündür. ”- artık onu okumam normal karar verildi ve hiç adetim bitmesine rağmen başladım gün. Neredeyse her şeyin eksik olduğu çizilen bu kitap aynı zamanda hakkında yazma isteği uyandıran ilk kitap olma olasılığı da benim için farklı bir yere sahip oldu.
Kitabı okumadan önce bu tarz alıntılar gör beni kitabı melankoliyi yücelten kasvetli bir tarzda bir tarzda yanmıştı. Kitabın ömründe ise onun oldukça değiştirilmiş bir yapıya dayanan, psikolojik ve geniş bakış açıları olan bir eser harcanmaktadır. fazla dili de oldukça akıcı ve edebi değer yüksekti.
Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm yazarının toplama kamplarında yaşadığı olayları anlatıyor. İkinci bölüm ise Frankl'ın tutukluluk döneminde elde ettiği çıkarımlarla geliştirilen “logoterapi” yönteminin ilkelerini parçalara ayırdı.
Acılarımın çoğu, arzularımla hareket etmemin sonucunda ortaya çıkar ve sonra bu bir anlık tatminle mutlu olurum, kısa süre sonra bu tatmin can sıkıntısına dönüşür, derken bir arzu daha ortaya çıkar.Schopenhauer bunun evrensel bir insan durumu olduğunu düşünmüş. İstemek, anlık tatmin, can sıkıntısı, sonra daha fazla şey istemek.
Şunun ötesi yok:
Hayatı iyi ve mutlu yaşamak! Korkulu ruhların yolundan uzaklaştırsa da, kalbini izle. Hayat sana eziyet etse de, katılaşma. Ve sakin akşamlarda, işim bittikten sonra, sevgilim ya da çocuğumla evin önündeki çimenlikte oturunca, doğanın soluğunu duyunca, o zaman içimde o çok sevdiğim türkü yükselir, çokların türküsü, geleceğin türküsü..
Sayfa 124 - Cem Yayınevi/34. Basım/2022·Kitabı okudu
Sen yalnızca almasını biliyorsun, ama vermesini bilmiyorsun. Bu yüzden, tahayyül bile edemiyorsun, birisinin vermekten yaşam sevinci duyabileceğini, tıpkı diğer cinsten bir insanla hemen yatmayı düşünmeden, bir arada olmayı da tahayyül edemediğin gibi.
Sayfa 93 - Cem Yayınevi/34. Basım/2022·Kitabı okudu