Bilmem kaçıncı koşuğtan selamlar !
Kitabı okuyunca siz de kendinizi altıncı koğuşta göreceksiniz hatta ben kaçıncı koğuştayım acaba diye bir düşünceye falan kapılırsanız merak etmeyin koğuşun numarası önemli değil, koğuşta olduğunuz bilinci yeterli olacaktır .
Schopenhauer’un özellikle de hayat ve var olmak üzerine düşünceleri çok daha amansız bir karamsarlığa sahiptir. Onun felsefi düşünceleri insan merkezlidir. İnsan yaşamına dair önemli olan her konuda düşünce geliştirmiştir. Schopenhauer’un felsefesi aynı zamanda bir irade felsefesidir. Ona göre irade en mükemmel şeklini, işlevini insanda gerçekleştirmektedir.
“İnsanı diğer canlılardan ayıran en belirgin özellikler nelerdir” sorusuna diğer filozoflar gibi Schopenhauer da cevap aramıştır. Daha çok insan eylemlerini diğer eylemlerden ayıran temel ölçütler üzerinde durmuştur. İnsan yaşamının en önemli konularından biri de ölüm ve ölüm korkusu olmuştur. Ölümün insan yaşamındaki yeri ve insanın ölüm korkusuyla nasıl baş edilebileceği gibi sorular sadece insanın üzerine düşünüp bir çıkarımda bulunacağı konulardır.
Arthur Schopenhauer’in
“Ölüm Üzerine” ve “Ölümün Anlamı” başlıklarıyla yayımlanan metinleri,bağımsız, tek başına yazılmış kitaplar değildir.Ancak her iki eserinde metinler örtüşür,ama seçilen bölümler, vurgu ve sıralama farklıdır,bu yüzden okur açısından farklı kitaplar gibi okunur. Ancak anlatilan tema ve kurgu birbirine cok yakindir.
"Ama nasıl ki doğada her zaman kötülüğün bir çaresi ya da en azından bir telafisi varsa, ölüm bilgisini ortaya çıkaran aynı düşünce, bizi teselli edecek metafizik görüşleri de beraberinde getirdi. »
Varoluscu felsefe akiminin en onemli isimlerinden olan Arthur schopenhauer"a gore Ölüm, mutlak yok oluş değildir. Yok olan şey bireysel bilinçtir. Dolayisiyla Korku, ölümden değil benlikten doğar, Sokrates vaktiyle felsefenin uğraşını ölümle sınırlamış ve bir filozofun ölüm karşısındaki tavrının ne olması gerektiğini gösteren örnekle ve öğretisiyle ölümsüzleşmişti. Arthur schopenhauer ise Ölüm kavraminin olmasindan dolayi varolus akiminin ciktigini soyler.
Ölümün Anlamı, daha çok:
Etik,ahlaki,yaşam eleştirisi üzerine yoğunlaşır.
Bu eserde ölüm: Bir kurtuluş ilkesi olarak ele alınır.
Yaşam = acı üretir,acının kaynağı = isteme, Ölüm = istemenin çözülmesi
Ölüm, yaşamın düşmanı değil; onun tek açıklamasıdır.. Bu yüzden ölüm anlam vericidir