3 yıl olmuş. Sen gideli bu dünyadan Ferhan Abi. 3 koskoca yıl. Doğduğum gün gitmişsin bir de. Bunun idrakine yeni varıyorum. Önceleri seni tanımazdım. Adını bilirdim, mesleğini bilirdim ancak yalnızca o kadar. Yeni yeni tanımaya başladım seni. Henüz bir kitabını yeni bitirdim. Dizilerinden birini izledim. Bazı tiyatro oyunlarını bir de. Daha tüketeceğim çok eserin var Ferhan Abi. Geç kaldım mı seni keşfetmek için bu soruyu soruyorum kendime. Daha önce keşfetmiş olsaydım seni, eserlerini daha önce izleyip daha önce okumuş olsaydım illaki bazı şeyler farklı olurdu. Düşünce yapım daha önce değişirdi. Bilmediğim birçok şeyi daha önce öğrenmiş olurdum. Daha iyi mi olurdu her şey bak orasını bilemiyorum. Geç mi kaldım onu da bilmiyorum ya. Belki de erkendir bile kimilerine göre kim bilir? Varsayalım erken veyahut geç olsun. Mühim olan seninle tanışmaya başladım ya işte o güzel Ferhan Abi. Edebi kişiliğini yeni yeni öğreniyorum, vatanına bu denli aşık oluşunu, Türklüğünle gurur duyuşunu yeni yeni görüyorum. Yazdığın tiyatro oyunlarının şahane besteleri yeni yeni dilime dolanıyor. Sen hayattayken seni bilmiyor oluşum üzüyor beni. Kitabını okurken senin hala masa başında yeni bir şeyler karalıyor olduğunu bilememek üzüyor beni. Daha çok yaşamalıydın, eksik yaşamadın ancak daha çok yaşamalıydın. Yaşaman gerekirdi Ferhan Abi. Kimler kimler kaç yaşlarındalar. Pek de mühim olmayan kişiler… Münir Özkul’la ve Rasim Öztekin’le birliktesindir şimdi. Konuşuyorsunuzdur bir masanın başında. Onlarla daha mı mutlusundur acaba? Bu ülkede son zamanlarda gördüğün şeyleri düşününce bu soruyu düşünmemek pek elimde değil. Daha çok şey yazmak istiyorum senin hakkında. Daha çok şey düşünmek… Okuyacağım, izleyeceğim, tüketeceğim ne var ne yoksa ve ister istemez dökülecek kelimeler kalemimden. Senden
III. Ferhan Şensoy Okuma Etkinliği'den ilk kitap İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You bu sene de böyle bir etkinlik oluşturup üstadı ve kitaplarını tanıtmaya çalıştığı için teşekkürler Varsayalımismail • İTC
Kitabımız gezi türünde, Ferhan ağbimiz ortak yapım bir tiyatro için Amerika'ya davet ediliyor. Burada başından geçenleri, Amerika-Türk tiyatro,kültür farklarını Ferhanca şeklinde bize aktarıyor. Gezinin gerçek olup olmadığını araştırırken kesin bir bilgi bulunmasa da verilen tarihler ve gerçekleşen olaylar dolayısıyla gerçek olduğu düşünülüyor. (ağustos 1992).
Eğer tiyatrolarını, röportajlarını izlediyseniz kitabındaki Ferhanca dilini onun sesinden duyarak okuyabilirsiniz. Diğer kitaplarında da olduğu gibi kelimeleri birleştirmesi, farklı konuları herkesin anlayacağı bir dile indirgemesi ve bunu mizah içinde yapması büyük yetenek vesselam.
Kitap içeriğini anlatmayacağım tabi en sevdiğim yanı kişileri ya da karakterlerimizi diyelim kendince belli bir özelliğine göre lakapla oluşturması. Açıkçası bu güzel bir öğrenme taktiği olarak kullanabilirim diye düşünüyorum. Esas çocuk Johny (parayı verecek kişi olduğundan) , Teksaslı bayan (ablamızın bir marifeti olmadığından anca bu kadar), Groteski Abdullah ve daha çok Abdullah deVito ( danny devito ya benzediği için) , Cat Kid (kedi ve redkit çıkarımı yapabilirsiniz), Aferin William (yazar William Burroughs)...
Amerika ve Türkiye farklarını sevimli bir şekilde bize aktarırken, biz Türklerin tiyatro gibi bir sanatla ilgilenmeyecek barbarlar olarak gördüklerini de açıklıyor. Ferhan ağbimizin tiyatrosunun izleyici sayısına şaşırıp kendi anca 10 izleyici olan tiyatrolarını kurtarmak için ortak yapım teklifi getiren de yine bu amerikalılar.
Kitap için imla hatası diyen de çok olmuş. Ferhan Şensoy üstattan ilk kitabınızsa öyle sanabilirsiniz ama bu