"Rüyamda L. E.’yi baştan çıkanyordum. İnanır mısmız bayağı zor oldu. Aynca ben uyuyan bir zihnin böyle maymun iştahlı şehvetler peşinde koşmasını anlamıyorum."
"Dünyaları ışıklandıkça insanlar, bizim bugün bilinçdışı olarak adlandırdığımız içlerindeki karanlık dünyanın daha fazla farkına varıyorlardı. Tıpkı gecenin karanlığı ya da karanlık kıta gibi, içlerindeki karanlık dünya da tam bir kapalı kutuydu."
"Elektrikten önce yapay aydınlatma pahalı bir işti ve gece karanlığında uyanık kalmak, sadece çalışmak zorunda olmayan zengin sınıflara mahsus bir lükstü. Yoksul insanlar hayatlarının akışını gün ışığına göre düzenliyorlardı: İşinde gücünde olanlar günler uzunken hiç mum yakmıyorlar."
-Gece!
+Efendim eski dostum.
-Yine sendeyim.
+Ben hep sendeyim.
-Yarı zamanlısın be Gece.
+Sen de yarıcan kalmışsın ama Suskun.
-Ne güzel söyledin, "yarı can".
+Bir şey var sende. Söyle hadi.
-Gece. Benim kadim dostum.
Neden mesafeler koyar arkadaş olanlar?
+Mesafe mi sence?
-Peki nedir?
+Büyüsü bozulanın masalı biter.
-Yani büyülü bir masala yelken açar, diyorsun.
+Kim bilir.
-Açar mısın?
+Her masal bitmeye mahkumdur.
Onu da bir gün bitirir.
-Herkes kararında özgürdür.
+Özgür olan kimse yoktur Suskun.
-Özgürlüğe mahkumdur demiş filozoflar.
+Hangisi?
-İsmini unuttum.
+Canın sağolsun:)
Kitabsever