Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kimin İslâm’da Allah yolunda (gazâ, hac veya ilim talebi uğrunda) bir tek saçı bile ağarırsa, bu saç, kıyamet gününde, onun için nur olur.” (Sünen-i Tirmizî)
31 Mayıs 2026
14 Zilhicce 1447
Fazilet Takvimi
Mümin, bu dünyada, Kâbe-i Muazzama’yı ziyaret etmek için yola çıkan hacıya benzer. Kendisine verilen dünya nimetleri, hacıların yol azığı ve binekleri gibidir. Ömrün müddeti, hac ayları gibi, ölüm
Haccın farz olmasının şartları: 1- Müslüman olmak. 2- Haccın farz olduğunu bilmek. 3- Bâliğ (ergin) olmak. 4- Akıllı olmak. 5- Hür olmak. 6- Hacca gidip geleceği nakil vasıtası ve yol masrafları için
Hac emîrliği, Abbasîler ve Selçuklular dönemlerinde yalnızca bir güvenlik değil, aynı zamanda siyasî ve dinî idarenin sembolü olmuştur. Türk komutanlar bu görev aracılığıyla hem Abbasî
Cebrail -aleyhisselâm- ilâhî vahyi ilk getirdiğinde Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- çok endişelenmişti. Hira'dan telâş içinde dönüp:
"-Yâ Hatice! Bana kim inanır?" dediği zaman, o mübarek zevce, Varlık Nûru Efendisi'ne:
"-Aslå korkma! Vallâhi Allah Teâlâ Sen'i hiçbir zaman utandırmaz. Zira Sen, sıla-i rahimde bulunursun, doğru söylersin, işini görmekten âciz kimselerin elinden tutarsın, fakire ihsanda bulunursun. Misafire ikram edersin. Haksızlığa uğrayan kimseleri korursun." demiş ve hayatı boyunca Efendimiz'in İslâm dâvâsında sâdık bir müşaviri, destekçisi, tesellî ve huzur kaynağı olmuştur.