Hepimizinki günübirlik Hayatlar; hatırlayanın , hatırlanandan farkı yok. hepsi geçici . hem Anılar hem de onların nesnesi. her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda ,her şeyin seni unutacağı günler yakın. bil ki Çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın.....
Kitapta farklı hayatlara sahip insanların terapi sürecindeki deneyimleri anlatılır. Bu kişiler çoğu zaman ölüm korkusu, yalnızlık, yaşlanma kaygısı, ilişkilerde yaşanan sorunlar ya da hayatın anlamını bulamama gibi duygularla baş etmeye çalışırlar. Yalom, bu karakterlerin hikâyelerini aktarırken onları yalnızca bir “hasta” olarak değil, hayatın zorluklarıyla mücadele eden bireyler olarak gösterir. Bunu sizin de hissetmenizi sağlar.
dil olarak akademik bir dil kullanmak yerine sade, akıcı ve hikâye odaklı bir anlatımı tercih eder. Psikolojik kavramlar teorik açıklamalarla değil, insanların yaşadığı olaylar ve duygular üzerinden anlatılır.Bu sayede, bir psikoloji dersinden çok gerçek yaşamdan kesitler okuyormuş hissine kapılır. Aynı zamanda yazarın kendi düşüncelerini ve duygularını da açıkça paylaşması, kitabın samimi atmosferini hissediyoruz.
Kitap boyunca ,Ölüm gerçeğiyle yüzleşme, yalnızlık duygusu, insanın hayatına anlam katma çabası ve başkalarıyla kurduğu ilişkilerin önemi bu temaların başında gelir. Yalom'a göre birçok insanın yaşadığı sorunların temelinde bu varoluşsal kaygılar yer alır. Terapi süreci ise bireyin bu kaygıları fark etmesine ve hayatını daha bilinçli bir şekilde değerlendirmesine yardımcı olur.