Bir hekim doğanın hizmetkârıdır, düşmanı değil; doğaya hayat için mücadelesinde rehberlik etmeli, akıldışı müdahalesiyle iyileşmenin önüne yeni engeller çıkarmamalıdır.
Sağlığın sadece dışarıdan alacağımız ilaçlarla sağlanmayacağını, sağlık için insanın etkin bir mücadele vermesi gerektiğini, sağlığın bizim çabamızı gerektiren bir şey olduğunu akılda tutmalıyız.
Öncelikle bir aile hekiminin odasına girdiğinizde orada gördüğünüz ne varsa (perde, masa, sandalye,bilgisayar, yazıcı vs.) bunların tüm alımı, satımı, ödemesi kısacası her türlü meşakkati orada çalışan aile hekimi tarafından cebinden verilmek suretiyle karşılanır yani şahsi malıdır. Bunun dışında aile hekimleri maaş almaz, hak ediş alır.
İlk başta aile hekimliğinin özerk bir sisteme sahip dememin sebebi de diğer kurumlarda çalışanların böyle bir sorumlulukları olmamasından dolayıdır. Başka hiçbir kurumda bir memur bir personelin SGK ödemeleri ile ilgilenmez. Kurumun elektrik faturasından mesul olmaz. Bazı işleri eksik yaptı diye maaş kesintisi yaşamaz. Ancak şunu da söylemek istiyorum, bu sistem bazı adil düzenlemelerle çok iyi bir noktaya taşınabilir. Diğer kurumlarda da benzer sistem uygulanırsa kamuda ciddi tasarruf ve performans artışına yol açacağına inanmaktayım. Çünkü hali hazırda devlet memurluğunda denetim mekanizması çok cılız kalmakta, kamu adına verilen hizmetler çoğu zaman memurların inisiyatifinde yürümektedir.