Dedi ki: (Bilmelisin ki, âlim, ilmini ahirette kendisi için yardımcı ve şefaatçi edinmiştir. Zanneder ki, ilmi onu kurtaracak ve kendisine şefaatçi olacaktır. Hattâ ilmin faziletine dayanarak yaptığı işlerde müsamahalı hareket bile eder. Her ne kadar ilminin kendi aleyhine fazla bir delil olması ihtimâli varsa da, ilmi sebebiyle derecesinin artması da caizdir; bu da imkân dahilindedir. Şu hâlde âlim ameli terk ediyorsa da, ilmine güveniyor. Fakat sen ey cahil! Ona bakıp ameli terk edersen, ilimden mahrum olduğun için kötü amelin sebebiyle helâk olursun; şefaatçin de yoktur. Sen neye güveniyorsun?)
Sayfa 123 - V. Levha: -Usûl ve Esas-, II. Baskı, Şubat 1996, İBDA Yayınları