İnsan - Adalet

4 üye
Takip
Puan vermedi·149 syf.··
2025 15. kitabı
Bekir Yıldız’ın Darbe adlı romanı, 12 Eylül 1980 askerî darbesinin bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerini, sıradan insanların yaşamındaki dönüşümleri ve bu travmatik sürecin toplumsal bellekteki izlerini çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. - Felç olup, siyasi görüşü ile hiç bağdaşmasa da bir kapitalizm ürünü olan finansçı- muhtemelen banker- bir kuruluşta çalışan eşinin bakımına muhtaç hale getirilen bir yazarın, - darbe öncesi sağlam duruşlu olmasına rağmen darbe sonrası gördüğü işkencelere yenik düşüp inandığı değerlerden vazgeçen ve itirafçı olarak yol arkadaşlarını ele veren bir itirafçının - ve bu itirafçıyı hep inandığı değerlere sonuna kadar bağlı olduğu inancı ile ulvileştiren ve kendisine öldüğü söylendiği için öldüğünü zannedip kocasını ulvi bir makama koyan ancak itirafçı olduğunu öğrendikten sonra dünyası başına yıkılan eşinin, - inandığı değerlere her türlü işkenceye karşı sahip çıkan, gözleri kapatılarak yapılan kelimelerin kifayetsiz kaldığı işkencelere rağmen arkadaşlarının ismini vermeyen gerçek bir dava adamının hikayesini okuyoruz. Roman yalnızca siyasi bir dönemin panoramasını çizmekle kalmıyor, aynı zamanda darbenin “sıradan vatandaşlar” üzerindeki etkisini de derinlemesine işliyor. Roman ödül almış bir eser. Bu ödülü almasında sade ama etkili dili, karakterlerin iç dünyasını en ince ayrıntısına kadar anlatması ve okuyucuya bu duyguları geçirmesi de katkı sağlamış olmalı. Roman, darbenin yalnızca siyasi bir olay olmadığını, aynı zamanda ahlaki ve insani bir yıkım getirdiğini hissettiriyor. Özellikle özgürlük, adalet ve insan onuru gibi kavramların sorgulandığı bölümler, okuyucunun vicdanını da harekete geçiriyor. Darbe, geçmişe ışık tutarken günümüzdeki otoriter eğilimleri de sorgulama fırsatı sunuyor. Bu yönüyle yalnızca tarihsel bir
İnsan - Adalet
DarbeBekir Yıldız · Cem Yayınevi · 199048 okunma
Fırtına olanlara rüzgar neylesin Günü doğuranlara gece neylesin Yüreği bir olanlar Yürüyoruz zafere Paylaştıkça çoğalan Bu sevda bizim ONUR,NAMUS,ADALET “BU SEVDA BİZİM " ONUR, NAMUS, ADALET “BU KAVGA BİZİM”
İnsan - Adalet
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''Adaletli'' bir yılın daha bitimine..
ÇOCUKLARININ-YAKINLARININ PİSLİĞİNİ KAPATABİLMEK İÇİN, İNSANIN, KENDİSİNİN DE PİSLİK OLMASI GEREKİR. OYSA TARİH ENDER DE OLSA TERSİNİ DE ÖRNEKLENDİRİR. KİMİ ÖRNEK ALIRSANIZ.. * Adalet ve Fedakarlık: Zaleucus'un Gözleri ve Günümüz Dünyasında Adaletin Yansıması * Zaleucus’un hikayesi, antik Yunan’da yazılı kanunları oluşturan önemli bir figürün, hem adalet hem de baba sevgisiyle olan derin hesaplaşmasının simgesidir. Zaleucus, MÖ 7. yüzyılda, sadece adaletin nasıl işlemesi gerektiğine dair bir düşünür değil, aynı zamanda yasa ile insan arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir bilge olarak karşımıza çıkar. Bugün, ona dair birkaç kırık dökük bilgi ve anlatıdan yola çıkarak, her birimizin vicdanını, değerlerini ve adalet anlayışını sorgulayan bir kavrayışa ulaşabiliriz. #Zaleucus’un yasa koyuculuğu, özellikle Locrian Kodeksi adı verilen yazılı yasalarıyla meşhurdur. Bu yasalar, sadece devletin değil, bireyin de sorumluluğunu vurgulayan, toplumsal düzeni oluşturan temel ilkelerdi. Zaleucus’un yaşadığı dönemde, adaletin kişisel ve toplumsal düzeyde nasıl işlediği büyük önem taşırken, yasaların temel bir ilkesi vardı: Eşitlik. Adaletin terazisi, ne konum ne de kan bağı tanır; suçlu kim olursa olsun, ceza aynı şekilde uygulanmalıydı. Bu ilkeler, zamanın ötesine geçerek Zaleucus’u yalnızca bir yasa koyucu değil, aynı zamanda bir moral lideri olarak yüceltti. * Baba ve Yasa Arasında: Zaleucus’un Oğlu ve Fedakarlığı * Zaleucus’un adı tarihte bir adalet simgesi olarak anılsa da, onun en bilinen hikayesi bir baba olarak yaptığı bir fedakarlıkla özdeşleşmiştir. Bir gün, Zaleucus’un oğlu hırsızlıkla suçlanır ve mahkemeye çıkarılır. Yasa gereği, suçlunun cezası, gözlerinin kör edilmesidir. Zaleucus, oğlunun suçlu olduğuna inanarak mahkeme kararını dinler, ancak burada önemli bir ayrıntı
İnsan - Adalet
Ülkede davadan çok ne var, adliye arşivleri dosyadan geçilmiyor doğru. Ulke gündemine her gün birkaç bomba birden düşüyor.
Sayfa 83
İnsan - Adalet
Dün yargılanıyordu, bugün yasa koymakta.
Sayfa 13
İnsan - Adalet
Çağımıza özgü, tuhaf bir tersine dönüşle, cinayet suçsuzluk postuna büründü mü kendini haklı çıkaracak nedenler sağlaması için suçsuzluğu sıkıştırır.
Sayfa 14
İnsan - Adalet