Doğrusu şunu hiç anlamam.
Kadınlar,
kendilerine acı çektiren erkeği neden severler ki?" dedi Ayvaz.
Maral çatlak bir tebessümle yanıtladı:
"
Çünkü acıyı hissetmek isterler."
"
Erkekler için durum farklı mıdır?" dedi Firuz.
"
Elbette farklıdır.
Kadınlar,
birini ya da onun güzelliğini değil,
bizatihi aşkın özünü yaşamak isterler.
Bunun için de evvela acıyı kavramak icap eder.
Aşk,
acının ateşinde göverir. Kadınlar bunu iyi bilirler.
Erkekler ise aşkın anatomisi ile ilgilenmezler.
Onlar için önemli olan güzellik ve hazdır.
Aşk ise bu ikisine kavuşmak için yürünen bezdirici yoldan başka bir şey değildir.
Hülasa,
aşkın özüne ulaşmak akıllarına bile gelmez.
Gözlerinin içi gülen kadınlar vardı, hayat doluydu kahkahaları, o hülyalı bakışları uzun saçları gibi hayran bırakırdı kendini insana.
Sonra bir gün bir yazı okudum."Bir kadının gözlerinin içi gülüyorsa, onu gerçekten seven bir adam vardır hayatında" yazıyordu.
İşte o gün anladım aslında "Beni hiçbir zaman sevmemişler, hep öldürmüşler," dedim içimden.