Kısa ve güzel bir kitaptı ömrünü saatlere adamış yaşlı bir adamın öyküsü okumaya değer bir kitap sürükleyici tafsiye ediyorum okumayanlara başka kitaplarda buluşmak dileğiyle herkese keyifli okumalar diliyorum..
Ah, insanlar niçin her şeyi anlamıyorlar?
Beş dakika, on dakika, yarım saat kendilerini unutsalar, kendilerini karşılarındakinin yerine koysalar, tam onun gibi - fakat hiç eksiksiz ve tam- onun gibi duysalar, her şey ne kadar yerli yerinde olacak.
Bir insan yönetimindeki çiftlikte hayvanlar kendi hallerinde yaşarken hayvanların içindeki en bilge domuz öleceğinin farkına varır ve çiftlikteki hayvanlara bir konuşma yapmak ister. Bu konuşmada başlarındaki insanın hayvanların hakkı olan yiyeceğin çoğunu kendine alması, çalışan hayvanların emeklerinin karşılığını almamasını söyleyerek hayvanları isyana davet eder. Çiftlik sahibinin çiftliği bırakmasına neden olan bu isyan hayvan egemenliğinin başlamasına sebep olur ve hikaye gittikçe hayvanların dostluğunun ve kuralların hayvan yöneticiler tarafından kendilerine göre değiştirilmesi sonucu zamanla bozulmaların meydana gelmesini konu alan bir kitap.
Kitap, içeriği sürekli tekrarlayan ve aynı konuya aşırı odaklanarak herkese 'hayır' dememiz gerektiğini savunan bir fikirle dolu. Bu kitabın saçma ve gereksiz uzunluktaki tekrarlarıyla ne amaçladığını anlayabilmiş değilim.
Cidden kitaba ismini verdiği gibi küçük hikayelerden oluşan; hikayeleri açık, anlaşılabilir, düşündürücü ve hayatın tam içinden alınarak yazılan tek seferde bitirilebilecek güzel bir eser.