k

Kitaptan sectiklerim

1 üye · 1 yeni gönderi
Takip
"artık hiç hevesim kalmadı"
"Ama biliyor musun," dedi Lise hafifce başını eğerek "artık hiç hevesim kalmadı." "Ne demek istiyorsun?" "Berlin'de otuz yıl boyunca hem bir kadın hem de bir fizikçi olarak var olma mücadelesi verdim ve doğruyu söylemem gerek, sen de hep benim yanımdaydın. Bir hiçtim, ön kapıdan girmeye bile hakkım yoktu. Tuvalet için beş yüz metre uzaklıktaki bir restorana gitmek zorundaydım. Önce asistan, sonra profesör oldum. En sonunda da Kaiser Wilhelm Enstitüsü'ndeki fizik departmanının başına geçtim. Ve bir gece, 12 Temmuz 1938'de her şeyi kaybettim. Kaçtım. Hayatta kaldım. Her şeye sıfırdan başladım. Burada, Stockholm'de var olmak için bir kez daha - fakat bu kez yalnız -savaşmam gerekti. Nükleer fiziğin varlığını sürdürebilmesi için. Bir de İsveççenin ne kadar zor bir dil olduğunu düşün. İnanılmaz derecede zor. Bazen seninle birlikteyken kazandığım güveni Berlin'de bıraktığımı düşünüyorum."
Sayfa 54 - Timaş·Kitabı okudu
Kitaptan sectiklerim
Çözüm ~ Konuşulmayan perşembeler
Genel olarak işyerinde özgürlüğümüzü elimizden alan üç şey sayabiliriz: toplantılar, yöneticiler ve e-postalar. Çoğumuz toplantılar arasında kalan on ila yirmi dakikalık boşlukları, düzgün bir şekilde yapılmaları yoğun konsantrasyon ve kesintisiz uzun zaman dilimleri gerektiren işlerle doldururuz. Seri girişimci ve Remote: Office Not Required kitabının yazarı Jason Fried'a göre toplantılar ve yöneticiler üretkenliğimize köstek oluyor. Bir perşembe seçin, mesala her ayın ilk ya da son perşembesi olsun ve o gün ofiste kimsenin birbiriyle konuşması olmasın. Toplantı olmasın. Sadece sessizlik. Şimdi hangi işi bitirmeniz gerekiyorsa bitirebilirsiniz.
Sayfa 188 - PEGASUS·Kitabı okudu
Kitaptan sectiklerim
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mosca ~ sinek
Ruhumu yansıtacak bir isme sahip değilim malesef. Anın ruh haline göre şekillenen bir ismim olsaydı keşke. Aslında ben adımı her andığımda özel bir şey hissetmiyorum ama peki ya karşımdakinin içinde ve yüzünde gördüklerim ? Bașkalarının gözünde asla adımdan bağımsız olarak, yüreğimde hissettiklerimle var olamadım. Aksine adı Moscarda olan birisinin baştan kaybedenlerden olduğunu ima edecek yüz ifadeleri takındılar hep. Benim içimdeki gerçeklikden en ufak kırıntı taşımayan, bana Moscarda diye seslenen başkalarının halt etmesi. ( "Mosca"nın sinek demek olduğunu hepiniz bilirsiniz ve vızıltısının yarattığı rahatsızlığı anlatmama gerek yok. )
Sayfa 80 - ithaki
Kitaptan sectiklerim
Hafızam "bunu ben yaptım," diyor. "İmkansız," diye karşılık veriyor kibrim ve ısrar ediyor. Sonunda hafızam kibrime boyun eğiyor. "Kibir. Yani ben kibirliyim, öyle mi ?" "Üzerine alınma. Nietzsche seni tanımıyordu! Herkes için yazmış bunu. Ama söylediği şey doğru, değil mi ?"
Sayfa 90 - Timaş·Kitabı okudu
Kitaptan sectiklerim

Kitaptan Sectiklerim Konusuna Benzer öneriler

d
Değişim&Gelişim3 üye · 1 yeni gönderi
Takip
m
mutluluk ve mutsuzluk5 üye · 1 yeni gönderi
Takip
z
Zamana Dair serzenişler3 üye · 1 yeni gönderi
Takip
Nükleer Fisyon
Hahn, 6 Ağustos 1945 akşamı BBC'de atom bombasının atıldığı haberi verildiğinde Farm Hall'da ağladığını hatırladı. O gece yüzlerce, binlerce insanın ölümünden bizzat sorumlu olduğunu hissetmişti. Sonuçta, atom bombası Aralık 1938'de yaptığı keşif sayesinde mümkün olmuştu. Nükleer fisyon her şeyin başlangıcıydı. Bir nötron, uranyum çekirdeğiyle çarpıştığında kararsızlaşıyor ve patlayarak büyük miktarda enerji açığa çıkarıyordu. Hahn intihar etmeyi bile düşünmüştü. Ama birkaç kadeh viski ve atom bombasının savaşı bitirmek için en hızlı yol olduğu düşüncesi içini biraz rahatlatmıştı. Hahn kendine acıyacak karakterde biri değildi.
Sayfa 16 - Timaş·Kitabı okudu
Kitaptan sectiklerim