Nemiz varsa, eğer bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batının pençesinden, vicdanımızı ve düşüncemizi Doğunun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini, her şeyi 30 Ağustos zaferine borçluyuz.
Vatanın nasıl zorluklarla kurtulduğunu okuyacağınız romanımızı öncelikle ilk, orta okulların ve tüm kitap severlerin severek okuyacağını umuyorum.
Dönemin şartlarında kız çocuklarına hiç fırsat verilmiyordu. Kizlar okula bile gönderilmiyor , Evlenecek yaşa gelince de iyi bilinen bir aile çocuğu ile evlendiriliyor du.
İlk eşini ne yazık ki şehit veren Şerife ailesinin evine dönmemişti. Bir müddet sonra çevre baskısı ile ikinci evliliğini yine sorgusuz sualsiz gazi olan köylüsü ile çocukların olur bu dünya tek başına çekilmez diye yapılmıştı.
Ve zaman ona iyi gelmiş ve nur topu gibi bir kızı olmuştu. Ama savaş şartlarından dolayı görev ona düşüyordu. Kağnısı ile vatana olan borcunu ödeyecekti.
@muharremkasitoglu 'nun eşsiz vatanımız için yazdığı bu roman başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnet, tüm gazi ve şehitlerimize bur borç olarak @pozitifyayinlari
'ndan çıkmıştır.
Bundan başka, yurdun dört bir bucağında Hristiyan azınlıklar, gizli, açık, özel istek ve amaçlarının elde edilmesine, devletin bir an önce çökmesine çaba harcıyorlar.
Dünyanın bütün insanlığı birdenbire alnımıza kötü, karanlık bir damga yapıştırmıştı. Ermeni kıtalini yapan ve medeniyet düşmanı Almanlarla teşrik-i mesai eden medeniyet düşmanları bizdik. Zalim, barbar ve insaniyetin ortadan kaldırılması lazım gelen insanlar bizdik. Bizde yeis filan yoktu, çocuk gibi yepyeni, taptaze ruhlarımızla medeni dünyanın bu fikrini tashih etmeye karar vermiştik.