Bir Dinozorun Anıları, Mîna Urgan’ın 82 yaşındayken; unutmadan şu anılarımı yazayım diyerek başladığı otobiyografik bir kitap. “
Mina Urgan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra aynı üniversitenin İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde akademik kariyerine başlamış, 1960 yılında profesör olmuş ve 36 yıl boyunca bu bölümde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. 1977 yılında emekli olana dek pek çok önemli öğrenci yetiştirmiştir.
Mina urgan Mustafa Kemal Ataturk"un caginda yani o yasarken onla ayni zamanda yasamis oldugu icin fikirlerinin cogu onun dusunceleri isigindadir. Ancak Mina urgan kemalist dusunceleri benimsedigi gibi kendini bir sosyalist hatta komunist olarak tanimlamistir. Zira bu toplumsalci tavri kitaplarina da yansimistir.
Mina Urgan tipki can yucel gibi toplumcu bir yazardi ve eserlerinde can yucel kadar olmasa da yeri geldigi zaman elestiri anlaminda tabir i caizse " kantarin topuzunu kacirarak" yergilerini kufre donusturebiliyor. Eserin belki elestirecek tek yani bu olabilir. Onun disinda sanki halkla karsilikli ve onlarin sorunlarini diyolog halinde konusuyor gibi hitap ediyor.
Bunca felaket, bunca zulüm, bunca haksızlıkla dolu bir dünyada köpekler gibi mutsuz olmanın kolaylığını bildiğim için, mutsuzluklarıyla övünenlere fena halde bozulurum. Mutsuz olmak bir marifet değildir. Çektiğin acıları gözler önüne sermemek, büyük kişisel mutlulukların peşinden koşmak ayıbından vazgeçip, küçük mutluluklara sığınmak, onlarla yetinmektir asıl marifet.
çağımıza ayak uydurmak zorundayız palavrasına da hiç mi hiç inanmıyorum. eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse ; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense,ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım? tam tersine, başkaldırırım ,direnirim böyle bir çağa karşı.
bizim kuşak için Gazi Mustafa Kemal Paşa, şimdi Atatürk deyince akla gelen yapay ve soyut kavram ... devlet simgesi değil, aramızda yaşayan canlı ve çok renkli, çok çekici bir insandı... hafif gülümseyen, son derece güzel bir insandı.
.
karizma sözcüğü gelişigüzel kullanılıyor şu sıralarda. ama asıl karizmanın ne olduğunu anlamak için, onu şöyle bir görmek yeterdi.