m

Musa Anter

2 üye
Takip
Kekik reyhan ve kaçak tütün kokusu taşırdı rüzgar Alçak damlı evlerin yüksek küçük pencerelerinden Soluk ışıkları yayılırdı geceye Köpek havlamaları korkulara karışır kaygıları beslerdi Sonra dağlardan kurşun sesleri gelirdi belirli belirsiz Namlunun ucunda çırpınırdı yürekler Ağıtlar yankılanırdı dağlara doğru Kapılar kırılır talan edilirdi, sevdalar, umutlar Ve insan olan ne varsa Ve kan akardı derelerimizden Zilan, Munzur, 33 kurşun, Nevale qasaba Ve ülkemin bütün derelerinden O iklimde kalırdı acılar Duymaz dı bir Allah'ın kulu çığlığımızı Ve dağlara sevdalanırdık, karabasan gecelerin sabahlarında Direnmek kalırdı Kürt'e Yaşamanın bir başka adı direnmekti Derelerden kan akar burada nicedir Analar ağıt yakar her doğan gün Gelinler yola bakar çaresiz Oy Nevala kasaba oy Seninledir sevdam gönlüm dağlardadır oy Sabahın rüzgarında çığlığında Bir dağ düştü o dereye adı mahsum Oy oy Nevala kasaba oy
Musa Anter
helbestek ku bingeha dewleteke dihejîne
Musa Anter, kıyısından, kenarından Kürdleri konu alan siyasi hiciv yazıları yazınca, gazete ve M. Anter ile ilgili peş peşe davalar açıldı. Musa Anter'in 16 Haziran tarihli köşesi, "Ji bo Xwedê sedeqaké (Allah için bir sadaka)" şeklinde Kürdçe bir başlıkla çıkınca soruşturma açıldı. Birkaç gün sonra da, Yara- salar başlığıyla yazdığı yazıda, devleti yok etme amacı güttüğü iddiasıyla 1 Temmuz 1959 günü tutuklandı. M. Anter, köşe yazıları yazdığı İleri Yurd gazetesiyle ilgili olarak anılarında şöyle diyor: "1959'da Diyarbakır'da idim. O tarihte Diyarbakır'a 50 tane Hürriyet gazetesi geliyordu, fiyatı on beş kuruş idi. Bir kısı da iade oluyordu. Hürriyet renkliydi ve bir yığın sayfası vardı. İleri Yurd, el dizmesi ve dört sayfayı. Arka iki sayfanın kahbı bozul- maz, hep aym bilgiler yazıhrdı. Tren ve uçak hareketleri ve bazı resmi ilanlar. İkinci sayfamn köşesinde benim fıkram vardı. Fik- ramın başığım, gazetenin adından almıştım. Gazete İleri Yurd' idi; ben de 'yurd' ile alay ederek, tabii tüm Türkiye'yi kastederek, 'Ama ne ileri yurd' adım vermiştim. İşte bu fıkra için, gazetemiz günde bin tane ve yirmi beş kuruşa satılıyordu... İkinci baskı yap deyince, gazetenin sahibi rahmetli Abdurrahman Dolak, ya kağıt kalmadı veya mürekkep derdi. Gazetenin sabit masraflarım en çok Canip Yıldırım ve ben karşılıyordum. Bazen yazılar okunmaz hâlde çıkardı. Bir gün, 'Niye böyle çıkıyor?' diye sorduğumda, Abdurrah- man, 'Abi, fareler merdaneyi yemiş, bazı yerler mürekkep almyor,' dedi... Yazılarımın hemen hepsi, mahkeme konusu oluyordu. Bir acente defterim vardı. Diyarbakır avukatlarımn en âlâsından, daha çok mahkeme ve duruşma günü ile dolu idi..."
Musa Anter
Reklam
Qimil
Musa Anter'in "Ama Ne İleri Yurd" köşesindeki hemen her yazısı soruşturma konusu olurken asıl fırtınayı, Kımıl adlı Kürdçe şiirin yayımlanması yaratttı. M. Anter'in 31 Ağustos 1959 günü yayımlanan "Kımıl" başlıklı yazısı ve yazıda kullan- dığı Kürdçe şiir aşağıdadır: "Asırlar boyunca iktidarların sui zanı altında yaşayan Şark halkı, maruz kaldıklaı her zulüm ve afeti ancak müzikle ifade et mek imkâım bulabilmişlerdir. "Bu bapta halen halkımız arasında binlerce arya, piyes, senaryo ve sair modern edebi çeşnilere mevzu olabilecek eserler vardır. Aşa- ğıda okuyacağımız parça, bu tip eserlerden ahnıştır. Mevzu şudur. "Siverek köylerine atar (çerçi) gelir. Genç bir kız o seneki mahsu lünden bir kap buğday ile alışveriş için çerçiye götürür. Çerçi amca, buğdayın KIMIL tarafından sönüldüğünü görünce buğdayı ret eder. Bunun üzerine gözü dolan kız üzüntüsünü şu şekilde ifade eder: Bi çiya ketim lo apo, çiya melûl bûn rebeno Ceh seridîn lo apo, genim hûr bûn evdalo Qimil hati lo apo, bi refaye rebeno Xwar genimi lo apo, hişti kâye rebeno. Hat qimil lo apo, ji zozana lo apo Xwar genimê me xezana lo apo Ro hatibû lo apo, wexta dana lo apo Pez herikî lo apo, ser şivana rebeno Çar kulekën me man apo, li ser gûhana rebeno. "Siverekli kızın senelerden beri Şarkı perişan bir hale sokan KI- MIL afetine karşı bu necip ve içli ifadesine bir şey katmak istemi- yoruz. Tahmin ediyoruz ki, bu afetten ısırap duyanlar, yukandaki ifadeyi karine ile dahi olsa anlamakta güçlük çekmeyeceklerdir. Mamafih kızımız demek istiyor ki: 'Amca KIMIL geldi bizi bu sefil ve perişan hale soktu, bari sen insaf et, yapma.' Üzülme baca, seni süne ve sünenin ıstırabından kurtaracak kardeşlerin yetişiyor ar- hk... M. Anter" Metinde yazılan bu anonim şiirin Türkçe çevirisi de şöy- ledir: Dağlara
Musa Anter
Ape Musa…
10/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2022 19:26
Hatıralarım/ Musa Anter "Türkiye'nin 55 yıllık girdisinin, çıktısının, yeminli, canlı bir şahidiyim. Hem yalnızca şahidi mi? Değil ! Sanığıyım, mahkumuyum ve davacısıyım" diyen, Hayatı boyunca 11,5 yıl hapis yatan, cezaevindeyken Kürtçe sözlük hazırlayan ve 20 Eylül 1992 günü Diyarbakır'da sol bacağına iki, kalbi ve kafasına birer kurşun sıkılarak vahşice öldürürülen Musa Anter... "...Eğer şansım olur, ben de onun gibi halkımın yolunda şehit düşebilirsem, ne mutlu bana ." Apê Musa ... Kimi yerlerinde beni gülümseten, çoğu yerinde ise yüreğimi tarifsiz acıyla boğan bu kitap hakkında pek bir şey söyleyemeyeceğim.. Eşsiz bir eser. Meşhur Kürt şairi ve büyüğü olan Ehmedê Xanî, Nûbehara Biçûkan adlı Kürtçe - Arapça manzum sözlüğünün önsözünde der ki : "Ne ji bo sahib rewecan, Belkî ji bo biçûkên Kurmancan" ( Ben bu kitabı şöhret ve bilginler için değil, Kürt çocukları için yazdım.) Ben de bu büyük adamdan ilhamla hatıralarımı çocuklarıma yazıyorum. Benim gibi birçok mağara çocuğunun hayat yoluna ışık tutar ümidiyle..." Kitap, Kürt tarih ve kültürü hakkında çok şey öğretiyor. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum, iyi okumalar. Ve son olarak bu kitapta yer alan, Faik Bucak ait olan şiiri buraya aktarıyorum. Şiir şöyledir : Gazin ji Xwedê Ne nane, ne dane, ne şîv û taştê Ho rebio' Hevqas der û bela ki ku tê Dewlemendî li me girt, êdin em bûne xezan Hiş di serê me de nema, belê mane gêj û nezan
Musa Anter
HatıralarımMusa Anter · Aram Yayınları · 2011835 okunma