m

Mütefekkir

2 üye
Takip
Benimsenmeden kullanılan uyduruk kelimeleri bu vasfını bir hançere ile belirleyerek lâtife kılıklı telâffûz etmek gibi, “olağan” değil de “olagan” diyor... “Benimki olagan”; çünkü, o iç oluş rejiminin hakikati neyse onun üzerinde yaşarken, erbabına yâr bir mevki tayini tarifi var da...
Vâridât: İsmim, ″SALİH MİRZABEYOĞLU″ başlıklı 20 Ocak bölümü, İBDA Yayınları
Mütefekkir
ZAT-ÜL HAREKE...
- "(...) "Rolümüz belli" dedim; "kendinden zuhur diyalektiği"... Şu "zat-ül hareke" dedikleri kendi kendine hareketli olma keyfiyeti; oto-mobil... Her icât, nasıl ki, kendinden önceki keşif ve icâtları kendinde toplarsa, biz de, bu yüzyıl diyalektiği olarak takdim ettiğimiz "İbda diyalektiği"nde İslâm tasavvufu ve Batı tefekkürü arasında ikinciyi birinciye ircâ yoluyla bu işi yerine getirdik. Mutlak tamlık muhâl; ama "icâdın görünmesi" bakımından, iş tamamdır. Geçmiş düşünceleri bir icât keyfiyeti hâlinde kendinde toplayan bir yeni. Yepyeni! -Salih Mirzabeyoğlu, Büyük Muztaribler 4, Sh 11, İBDA Yayınları-
Mütefekkir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
- "Hayâle yer bırakmayan güzellik, eksiktir!.." Salih Mirzabeyoğlu, Şiir Ve Sanat Hikemiyatı
Mütefekkir
Sahtekârlığa metelik vermeyiniz! Kitaplık hacmi olmayan mütefekkir, şair ve münekkit; riyazî bir kat'iyetle namevcuttur. Binalaştıramadığı (sentez)in mütefekkirinden, örgüleştiremediği şiirin şairinden, ölçüleştiremediği tenkidin münekkidinden iğreniyorum!..
1968 yılı, -kitap!-, toker yay.
Mütefekkir
Buna rağmen mütefekkir, kendini yeni bir dünya görüşüne; şair, yeni bir ses cevherine; münekkit de, bir tenkit ölçüsüne sahip kabul eder. Bir günlük beylik beyliktir derler. Saydığım zavallılar da, günlük kadronun fânî, fakat müteselli küçük beyleri. *
1968 yılı, -kitap!-, toker yay.
Mütefekkir
NE SIKINTISI, NE ÇİLESİ?..
Yüksek binalar... "Devlet bölünse, yarısı öbür tarafta kalır!" diye düşünüyorum... Demir iskeleyi andıran çatılmış demirler arasında idman yaparken, Kürtler'in "sen neredeydin?" diyeceklerini düşünüyorum... Fikir-mikir kimse anlamıyor zaten... Eser doğurma çilesi?.. "Ne sıkıntısı, ne çilesi?" derler... Artık her şey eşya ile ölçülüyor!..
Sayfa 235 - Levha: 16 Kasım 1989, İBDA Yayınları
Mütefekkir