Kitabımız 6 hikayeden oluşmakta, ben çok beğendiğim birinci hikayeyi anlatmak istedim. Kitabın her bir hikayesi bana bambaşka dersler verdi,bambaşka hayatları tanıdım. Hiç tanımadığım insanlardan tecrübe edindim. Hikayeye geçicek olursak;
1-insan neyle yaşar :
Günlerden bi gün Semyon adında bi ayakabıcı vardı evi kira, aldığı para sadece yemeye yetiyordu. Karısıyla aynı gocuğu kulanıyorlardı. Kendilerine gocuk almak istiyorlardı, bu yüzden de para biriktirdiler. Paranın yarısını biriktirdiler, köylünün Semyon'a borcu vardı yarın borçları da topliyip gocuk için kürk alıcaktı. Sabah erkenden kalkıp köylülerden borçları toplamak için çıktı, ama köylülerin durumuda kendi durumundan farksızdı sadece 20 kapik ve eski bi keçe çizme almıştı 20 kapiğe ne gelirdi ki. En azından aldığı parayla içmek istedi. İçince içi ısınmıştı,işte govcuksuz da ısınmıştı. O sırada Semyon'un karısı Matryona evde ekmek yeter mi ,diye bakıyordu. Zaten un çok az kalmıştı Semyon'un da çok yemiceğini düşünerek ekmek yapmadı. Heyecanla kocasını bekliyordu.Semyon içtikten sonra eve dönerken kendi kendine hesap yapıyordu ki kilisenin arkasında beyaz bişey gördü, yaklaştıkça beyaz şeyin asında bi insan olduğunu anladı, adam bembeyaz ve çıplaktı içinden; "Adamı sormuşlar ve öldürüp buraya atmışar. Eğer adamı elersem benim üstüme kalır "diye düşündü ve ordan hızlıca uzaklaşırken, adamın ona baktığını gördü. Ama yanına gitmeye korktu ya onun üstündeki gocuku da alırsa, uzaklaşmaya başladı artık kilise görünmüyordu ama dayanamadı "sanki alıcağı bişeyim var da sakınıyorum" dedi ve adamın yanına döndü. Adama elindeki keçe çizmeleri giydirdi , gocukunu da adama verdi. Adama nerden geldiğini, neden bu halde olduğunu? Sordu . Adamsa burdan olmadığını ve Tanrının onu cezalandırdırdığını söyledi . Gidicek bi yeri