"Yeryüzü sevecen bir anne ve gökyüzü şefkatli bir babadır. İkisi de doğurduklarını besler. Ruhlarıyla onları yaşatırlar. Bedenler için; ruhlar ise ruhlar için vardır. Fakat bedenlerin, ölmeleri kaçınılmazdır. Çünkü beslenmeye muhtaçtırlar. Ölüm olmasaydı, gökyüzü ve yeryüzü içindekilere dar gelirdi. Ruhlara gelince, onların gıdası yine ruhlardır. Ruhların ne hacmi ne de boyutu var. Ne yeryüzü onlara dar gelir, ne gökyüzü."
Büyükannem olsa, Chiloé'ye ulaşması için ruhuma zaman tanıdığımı söylerdi. Jet uçaklarıyla yapılan yolculukların hiç elverişli olmadığına inanır o, çünkü insanın ruhu bedeninden daha yavaş yolculuk ettiğinden geride kalır, bazen yolunu kaybedermiş; işte babam gibi pilotların hiçbir zaman tam olarak yanımızda olmamalarının nedeni de buymuş, çünkü bulutlarda dolaşan ruhlarını durup beklerlermiş onlar.