Birkaç yıl önceki kuş gribi salgını iddiasıyla tüm doğal tavuk türleri katledilmişti. Film sahnelerinin sahici gözükmesi için bazı çiftliklerde GDO'lu tavukları da katlederek işe renk katmışlardı. Birileri virüsü ülke çapında yaygınlaştırmak için, dağlara taşlara yem bırakmış, özellikle göller bölgesi ve tavukçuluğun yoğun olduğu bölgelere virüsün bulaşması için elinden geleni yapmıştı. O günler dünyayı kasıp kavuran kuş gribine ne oldu? Neden birden aramızdan ayrıldı? Ya da şöyle soralım: Kuş gribi gerçek miydi, gerçekse amaç neydi? Elbette, kuş gribi diye adlandırılan bir virüs vardı. Ancak bu virüs, belirli çıkar çevrelerinin laboratuvarda ürettikleri özel bir virüstü, tıpkı domuz gribi virüsü gibi. Peki, bu virüsle kim neyi hedeflemişti? Tıpkı bugünkü domuz gribi palavrasında olduğu üzere, aynı ülkelerin lider ve yöneticileri ile aynı örgütlerin yöneticileri benzer şeyler söylüyorlardı. Amaçları, virüsün yaygınlaştırılmasını ve panik oluşmasını sağlamaktı. Bunu da başardılar! O günlerde sanki yeterli miktar ilaç bulunamıyormuş izlenimi uyandırmak için Türkiye Sağlık Bakanlığı yetkilileri "Ölümcül kuş gribinin koruyucu aşısı bulunmuyor. İlk 48 saat için Tamiflu adlı ilaç etkili olabiliyor. Pek çok gelişmiş ülkede, muhtemel salgına karşı Tamiflu stoklanıyor. Sağlık Bakanlığı da bu ilaçtan 300 bin adet istedi. İlave 500 bin adet istedi. Halkın stok yapması nedeniyle Tamiflu tükendi" gibi açıklamalarda bulunmuşlardır.
Peki, kimindi Tamiflu? Bu ilaç neden bu denli şiddetle öneriliyordu? Tamiflu adlı ilaç, o günlerde adı birçok skandala karışan Roche firmasınca üretilmesine rağmen, bu ilaç Roche'a değil, ABD'li 'Gilead Sciences firmasına aitti. Gilead Sciences ise Irak'a, Afganistan'a savaş açan, eski ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e aitti. Belli ki Donald Rumsfeld,