Nisan yeşertisiydi,
Gökyüzü akşama hazırlanan güneşi dinlendiriyordu
Sultan Alpaslan babası Çağrı Bey, Merve şehrindeki türbesinde mayıs gecesinin sıcağını serinleten sessizlikte uymaktaydı.
Alapsan bı serin uykunun içine girdi:....
Günlerdir Sarı Hocanın sözünü düşünüyordu....
Bu Bizans kiliti nereden aklına takılmıştı. "Hay almaz olayım da çocuğa (Alpaslan'a) vermez olaydım, alınacak başka birşey yokmuydu sanki " diye söylendi.
KINIK BOYUNDA kilit kullanılmazdı. Bunu için değişik bir şey diye almış olabilirdi.
"Adalete sarılarak kurtuluş yoluna koş, çünkü adalet, kalıcılığın baş yazısıdır.
(Adaletin) Dışında kalan devlet ve makam gururu, mülk sevinci gibi şeyler yok olmakla karşı karşıya olan geçici şeylerdir"
Sultan Rûkneddin Kılıçarslan cesur, güzel yüzlü boyu endamı mûtenâsıp biriydi.
Binicilikte ustalığı o derecedeydi ki Aksaray sarayının 15 basamaklı merdivenini at üzerinde iner çıkardı...