Edebiyat mezunu olarak Mustafa Necati Sepetçioğlu adını bilmemek olmaz. Kitaplarından habersiz olmak, hiç olmaz. Kilit, Anahtar, Kapı, Konak, Çatı hep âlemimde olan kitaplarıydı. İşte bazen her şeyin
M. Necati Sepetçioğlu’nun Kilit, Anahtar, Kapı üçlemesinin ilk kitabı olan Kilit, Türklerin Anadolu’ya giriş sürecini destansı bir anlatımla ele almaktadır. Malazgirt Zaferi öncesinden başlayarak Anadolu’nun fethinin ilk adımlarını anlatmaktadır. Anadolu’nun Türkler için henüz bir hedef olduğu dönem vardır. “Kilit” metaforu, Anadolu’nun henüz açılmamış bir kapı, fethedilecek bir diyar olduğunu simgeler. Roman, hem askerî hem de kültürel anlamda Türklerin bu topraklara yönelişini konu alır.
M.NECATİ SEPETÇİOĞLU çağımızın dede korkutu olarak nitelendirilebilecek muazzam bir yazardır. Kilit , Anahtar, Kapı, Çatı... 'Dün ki Türkiye Dizisi' diye devam eden bu seri tarihi çok hoş ve gerçeğe oldukça yakın bir şekilde ve yalın bir dille yazılmıştır.
M. Necati SepetçioğluKilit Çok güzel bir kitaptı.12 Kitaptan oluşan serinin ilk kitabıdır.Neden yıllar önce bu seriye başlamadığıma kahroluyorum ancak mühim olan şu ki Selçuk Bey'den Fatih Sultan Mehmet Han'a kadar giden bir yolculuk okumanızı öneririm...
Puan:11/10
Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun kaleminden..
Dünki Türkiye serisi “Kilit” ile başlıyor.
Alparslan’ın çocukluğundan başlayan seri Alparslan’ın çevresinde , onun gözünden gelişen olaylar, onun bakış açısıyla ve aynı zaman da Peçenekler’in gözünden de işlenmiş.
Alparslan’ı duyunca heyecanlanmamak elde değil bence :)
Konu bir de Anadolu’ya girişimiz olunca heyecan ikiye katlanıyor.
Bilirsiniz ki Malazgirt Savaş’ı aynı zaman da Yurt açan savaşı olarakta anılır.
Kilit bu anlamda kullanılmış bir sembol.
Malazgirt Savaşı serinin ikinci kitabı “Anahtar”da işlenmiş.
Yani artık kilidi açma vakti geldi
En temelden başlamak isteyenler için gayet güzel bir seri. Keyifli okumalar :)
Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun Kilit'i ile tanışmam, sadece bir tarihi roman okumak değil, Malazgirt'e giden o kutlu yolda manevi bir sefere çıkmak gibiydi.
Tarihi roman denince akla
Serinin sadece bir kitabını okudum ve gerisine gerek duymadım. Bir arkadaşımın hediyesiydi hatır için okudum ama nasıl okudum resmen can çekiştim. Benim tarzıma göre değil ya da alanına göre daha iyilerini okuduğum için bana hafif geldi.
Dünki türkiye ve alpaslan'ı anlatmış sepetçioğlu, malazgirt ve dandanakan da kör karanlik bir zamanda alpaslanin nasıl başarilı olduğunu anlatiyor. Bir sarı hocaya hasret alpaslan ve anadoluya hoca ahmet yesevinin gönderdiği müritlerle muvaffak olan bir liderin hayati hikaye şeklinde anlatilmış belki herkes tarihi roman sevmez belki tarih sıkar lakin bu romani okumayan insan kendini kandırıyor anadolu üzerinde yaşayan herkes bu romani alip eline okumasi gerek..
Bugün M.Necati Sepetçioğlu'nun Kilit adlı eseri ile geldim. Genel itibariyle pek akıcı olmayan bir kitaptı. Bunun bir nedeni de dilinin eski Türkçeye kayıyor olması. Tarihe merakı olanların ilgisini çekeceğini düşündüğüm bir kitap. Yazar kitapta Selçuklu tarihini roman şeklinde anlatıyor. Selçuklu döneminden İstanbul'un fethine kadar olan dönemi anlatan 12 kitaplık serinin ilk kitabı. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde Alpaslan'ın Sarı Hoca ile geçirdiği çocukluğa tanık oluyoruz. İkinci bölümde Alpaslan'ın gençlik döneminde yaptığı savunma ve savaş taktiklerine tanık oluyoruz. Gerek babası gerek çevresindekilerin dikkatini gençlik döneminde de çekiyor. Üçüncü bölümde Alpaslan artık büyümüş ve küçüklüğünde Sav Tekin amcasının ona verdiği kilidin açma zamanının geldiğini düşünür ve hazırlıklara başlar.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli kurumlarda memurluk ve idarecilik yaptı. İlk romanlarında Malazgirt zaferinden başlayarak İstanbul’un fethine kadar Türk tarihini konu aldı, sonrakilerde ise Türkiye’de yaşanan toplumsal değişimi ve sonuçlarını anlattı. Eserlerindeki şiirsel anlatımı sayesinde geniş bir okuyucu kitlesine sahip olan Sepetçioğlu’nun Anadolu fethini ve Türk devletinin kuruluşunu anlattığı romanları, bir döneme ışık tutmuş ve başucu kitapları arasında yer almıştı.
Sepetçioğlu’nun tarihî romanlarının yanı sıra tiyatro oyunları da bulunuyordu. Trampacılar adlı oyunu İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenmişti. Oyun yazarlığında en önemli başarısını gösterdiği Büyük Otmarlar, önce İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği Gençlik Tiyatrosu’nca sahneye konuldu. Ardından Avrupa Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nde en iyi oyun seçildi. ‘Gece Vaktinde Gün Dönümü’ ve ‘Karanlıkta Mum Işığı’ adlı kitaplarıyla 1980 yılında ‘Türkiye Milli Kültür Vakfı Kültür Armağanı’nı kazanan Sepetçioğlu, 1994’te İLESAM üstün hizmet beratı almış, 1998’de Atatürk Dil-Tarih Kurumu şeref üyeliğine seçilmişti. 8 Temmuz 2006 tarihinde İstanbul Sarıyer'deki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.